MicroCloud Hologram, yeni kuantum şifreleme teknolojisinin, tartışmalı bir ağ güncellemesine gerek kalmadan Bitcoin'i gelecekteki hesaplama tehditlerinden koruyabileceğine dair 400 milyon dolarlık bir yatırım yapıyor.
Geri
MicroCloud Hologram, yeni kuantum şifreleme teknolojisinin, tartışmalı bir ağ güncellemesine gerek kalmadan Bitcoin'i gelecekteki hesaplama tehditlerinden koruyabileceğine dair 400 milyon dolarlık bir yatırım yapıyor.

(P1) Çinli teknoloji firması MicroCloud Hologram Inc. (NASDAQ: HOLO), 11 Mayıs tarihli basın açıklamasına göre, Bitcoin ağını kuantum hesaplama saldırılarına karşı dirençli hale getirmek için tasarlanmış tescilli bir kuantum anahtar dağıtımı (QKD) sistemini başlattı. Çözüm, Bitcoin'in temel protokolünde köklü değişiklikler gerektirmeden son derece uyumlu bir güvenlik katmanı sağlamayı hedefliyor.
(P2) Şirket duyurusunda, "Temel avantaj, kuantum mekaniğinin temel ilkelerine dayalı bir güvenlik bariyeri oluşturarak kuantum hesaplamadan gelen saldırılara temelden direnmekte yatıyor" dedi. HOLO, çözümünün sektördeki temel adaptasyon darboğazlarını aştığını ve Bitcoin'in kuantum sonrası geçişi için pratik bir yol sunduğunu belirtti.
(P3) Sistem, Bitcoin'in betik katmanına (script layer) hafif bir kuantum anahtar doğrulama eklentisi ekleyerek mevcut dijital imza algoritmasına paralel bir sistem oluşturarak çalışıyor. Bu çift sistemli yaklaşım, güncellenmiş ve güncellenmemiş düğümlerin (node) bir arada var olmasına izin veriyor; HOLO bunun bir ağ bölünmesini önleyeceğini iddia ediyor. Firma bu girişime 400 milyon dolardan fazla yatırım yapmayı planlıyor.
(P4) Tehlikede olan şey tüm Bitcoin ağının güvenliği; sektör araştırmaları yaklaşık 6,9 milyon bitcoin'in kuantum saldırılarına karşı savunmasız adreslerde tutulduğunu gösteriyor. HOLO'nun hamlesi, mevcut şifrelemeyi kırma yeteneğine sahip bir kuantum bilgisayarın — genellikle "Q-Günü" (Q-Day) olarak adlandırılan an — gelmesinden önce dijital varlıkları güvence altına almaya yönelik daha geniş bir sektör yarışının parçası. Bazı uzmanlar bu olayın 2030 gibi erken bir tarihte gerçekleşebileceğini tahmin ediyor.
MicroCloud Hologram'ın önerisi, çift sistemli adaptasyonla birleştirilmiş bir betik katmanı uzantısına odaklanıyor. Bu yöntem, blok zincirinin temel kurallarını değiştirmek için tüm Bitcoin topluluğundan konsensüs gerektiren tartışmalı bir sert çatallanma (hard fork) ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Bunun yerine, HOLO'nun teknolojisi, mevcut Eliptik Eğri Dijital İmza Algoritması (ECDSA) ile birlikte çalışan bağımsız bir kuantum anahtar dağıtım kanalı kuruyor.
Şirkete göre bu, sorunsuz ve gönüllü bir yükseltme yolu sağlıyor. Teknolojiyi benimseyen düğümler, hem kuantum anahtarlarını hem de geleneksel imzaları kullanarak işlemleri doğrulayabiliyor. Bu sırada, güncellenmemiş düğümler her zamanki gibi çalışmaya devam ederek ağın birleşik kalmasını sağlıyor. Şirket, bu yaklaşımın temel protokol modifikasyonları gerektiren çözümlere kıyasla dağıtım maliyetlerini ve karmaşıklığını önemli ölçüde azalttığını iddia ediyor.
HOLO'nun protokole bitişik çözümü, diğer firmaların cüzdan düzeyinde korumalara odaklandığı bir pazara giriyor. Decrypt'in 10 Mayıs tarihli haberine göre, Silence Laboratories gibi şirketler, çok partili hesaplama (MPC) cüzdanlarını ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından onaylanan kuantum sonrası kriptografik algoritmalarla güncelliyor. Bu yaklaşım, saklama kuruluşları ve bankalar gibi kurumların, ağ genelinde yükseltmeleri beklemeden kendi altyapılarını güvence altına almalarına olanak tanıyor.
Bu farklılık, kuantum sonrası güvenlik yarışındaki temel bir tartışmayı vurguluyor: uç noktaları (cüzdanlar) mı yoksa ağın kendisini mi korumak daha iyidir? Cüzdan düzeyindeki düzeltmeler daha hızlı uygulanabilse de, Silence Laboratories CEO'su Jay Prakash gibi uzmanlar bunların sınırlamalarına dikkat çekti. Yakın tarihli bir röportajda, "Cüzdanlar kuantum sonrasına yükseltilirse ancak ağlar yükseltilmezse, bu işe yaramayacaktır" dedi.
HOLO, mevcut savunmasız varlıkların göçünü de ele alan ve daha düşük hesaplama gücüne sahip düğümlere uyum sağlayan çözümünün daha kapsamlı ve uzun vadeli bir güvenlik garantisi sağladığını savunuyor. Şirketin basın açıklaması, teknolojisinin Ethereum ve Solana gibi diğer halka açık zincirlere de uygulanabileceğini ve potansiyel olarak daha geniş bir endüstri değişimini hızlandırabileceğini not ediyor.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.