Philadelphia Fed Başkanı Anna Paulson, para politikasına yönelik şahin bir duruş sergileyerek, olası faiz indirimlerinin enflasyonla mücadelede kalıcı ilerleme görülmesine bağlı olduğunu belirtti.
Philadelphia Fed Başkanı Anna Paulson, para politikasına yönelik şahin bir duruş sergileyerek, olası faiz indirimlerinin enflasyonla mücadelede kalıcı ilerleme görülmesine bağlı olduğunu belirtti.

Philadelphia Federal Rezerv Başkanı Anna Paulson, Salı günü piyasaların yakın zamanda faiz indirimi beklentilerine karşı çıkarak, merkez bankasının politikasının kalıcı enflasyona karşı koymak için “iyi bir noktada” olduğunu savundu. Atlanta Fed konferansında konuşan Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) 2026 yılı oy hakkı bulunan üyesi, herhangi bir potansiyel gevşeme için çıtayı yüksek tutarak, faiz oranlarının yatırımcıların yıl başında beklediğinden daha uzun süre yüksek kalabileceği mesajını pekiştirdi.
Paulson, hazırlanan konuşma metninde "Para politikasının mevcut duruşunun uygun olduğuna inanıyorum" diyerek, hafif kısıtlayıcı politikanın gümrük vergileri ve jeopolitik çatışmalardan kaynaklanan enflasyonist baskıları dengelemeye yardımcı olduğunu belirtti. "Ancak enflasyonun yüzde iki hedefimize doğru kalıcı bir ilerleme kaydettiği görüldüğünde faizleri düşürmek uygun olacaktır."
Bu yorumlar, piyasaların Aralık ayından bu yana yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında tutulan federal fon oranı görünümünü yeniden ayarladığı bir dönemde geldi. Yakın tarihli bir Reuters anketi, ekonomistler arasında dramatik bir değişim olduğunu gösteriyor; katılımcıların neredeyse yarısı artık Fed'in 2026 yılında faiz indiriminden tamamen kaçınacağını öngörüyor ki bu, sadece birkaç ay önce fiyatlanan birden fazla indirimle tam bir tezat oluşturuyor. Bu şahin yeniden fiyatlandırma, gösterge 10 yıllık Hazine getirisini bir yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine çıkararak yüzde 4,6'nın üzerine taşıdı.
Fed için önündeki yol, merkez bankasının yüzde iki hedefinin inatla üzerinde seyreden enflasyon konusundaki belirsizlikle gölgelenmiş durumda. Paulson, uzun vadeli enflasyon beklentilerinin kontrol altında göründüğünü kabul etse de, Fed'in gelecekteki kararlarının jeopolitik çatışmaların petrol ve diğer emtia fiyatlarını nasıl etkilediğine büyük ölçüde bağlı olduğunu belirtti. Yatırımcılar şimdi daha fazla sinyal için Fed'in Haziran toplantısına odaklanmış durumda.
## Piyasalar Faiz İndirimi Bahislerini Terk Ediyor
Fed yetkililerinin tonundaki değişiklik, piyasalarda geniş çaplı bir yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. Yılın başında yatırımcılar güvenle bir dizi faiz indirimi üzerine bahis oynuyorlardı. Şimdi ise CME Group verilerine göre, faiz vadeli işlem piyasaları Ocak ayı sonuna kadar 25 baz puanlık bir artış olasılığını dar bir marjla fiyatlıyor.
Paulson, "Piyasanın son birkaç ay içinde ekonomik haberlere verdiği tepki büyük ölçüde benim kendi düşüncemle örtüşüyor" diyerek, "piyasa katılımcılarının fon oranının uzun bir süre değişmeden kaldığı senaryoların yanı sıra daha fazla sıkılaştırmanın gerekli hale geldiği senaryoları da dikkate almasını sağlıklı" bulduğunu ekledi.
Bu görüş, ekonomistlerin yarısından azının federal fon oranının bu yıl düşeceğini öngördüğü yakın tarihli bir Reuters anketinde de yankı buldu; bu oran önceki ayki ankette üçte ikiden fazlaydı. Konsensüs, son enflasyon verilerinin yapışkanlığını gerekçe göstererek indirim çağrılarını büyük ölçüde 2026 yılına erteledi.
## Enflasyon Temel Engel Olmaya Devam Ediyor
İstikrarlı iş gücü piyasasına rağmen, enflasyon Fed'in temel endişesi olmaya devam ediyor. Merkez bankasının tercih ettiği ölçüt olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) Fiyat Endeksi, yıllık bazda yüzde 3,5 artış gösterdi; Paulson bu seviyeyi "hala çok yüksek" olarak nitelendirdi. Orta Doğu'da devam eden savaş, tedarik zincirlerini bozma ve enerji fiyatlarını yükseltme potansiyeliyle Fed'in görevini daha da karmaşıklaştıran önemli bir değişken sunuyor.
Bu dinamik, varlık fiyatları üzerinde net bir etki yarattı. Kalıcı enflasyon ve yüksek faiz korkuları hakim oldukça, getiri sağlamayan varlıklar baskı altına girdi. Piyasa raporlarına göre örneğin altın, yatırımcıların daha agresif bir Federal Rezerv olasılığını değerlendirmesiyle son dönemde düşüşler yaşadı. Paulson'un son açıklamaları bankanın veri odaklı yaklaşımını pekiştirerek, düşük faizlere giden yolun önceden belirlenmiş bir takvimle değil, enflasyondaki kararlı ve kalıcı bir düşüşle belirleneceğinin sinyalini veriyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.