Federal Rezerv'in gelecekteki faiz indirimlerine ilişkin sinyal verme girişimi, enflasyonun %2'lik hedefinin inatçı bir şekilde üzerinde kalması nedeniyle merkez bankasının faiz artırımlarına daha açık olması gerektiğini savunan dördüncü bir guvernörün safları bozmasıyla tarihi bir iç dirençle karşı karşıya.
Boston Fed Başkanı Susan Collins, 7 Mayıs'ta Bloomberg'e yaptığı açıklamada, "Bir faiz artırımını güçlü bir şekilde değerlendirmenin önemli olacağı senaryolar olduğunu düşünüyorum," diyerek, politika metninin yazımına muhalefet eden diğer üç bölgesel başkanla aynı safta yer aldı.
Bu kamuoyu önündeki görüş ayrılığı, 29 Nisan'daki toplantıda federal fon oranının %3,5 ile %3,75 aralığında sabit tutulmasına ilişkin 8-4'lük oylamanın ardından geldi. Bu seviye, 2025 sonundaki üç faiz indiriminden bu yana korunuyor. Fed Guvernörü Stephen Miran 25 baz puanlık indirim lehinde oy kullanırken; Cleveland, Minneapolis ve Dallas Fed başkanlarının da aralarında bulunduğu daha büyük bir blok, bir sonraki adımın büyük olasılıkla faiz indirimi olacağına dair yanlış sinyal verdiğine inandıkları dile karşı çıktı.
Bölünme, Fed'in ileriye dönük rehberliğini karmaşıklaştırıyor ve faiz indirimi beklentilerini halihazırda 2027 ortası ile sonuna öteleyen piyasalara yeni bir belirsizlik katmanı ekliyor. Enflasyonun yeniden hızlanması ve yeni bir Fed başkanının göreve gelmesiyle birlikte, bu anlaşmazlık jeopolitik fiyat şoklarıyla boğuşan bir ekonominin karşı karşıya olduğu iki yönlü riskleri vurguluyor.
### Metin Anlaşmazlığı
Anlaşmazlığın temel noktası, toplantı sonrası açıklamada yer alan ve piyasalar tarafından tarihsel olarak yaklaşan faiz indirimlerinin bir sinyali olarak yorumlanan "ek ayarlamalar" ifadesidir. Muhaliflerden biri olan Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, bir NPR röportajında, faizlerin "epey bir süre" sabit kalacağı yönündeki görüşü nedeniyle bu ifadenin "biraz yanıltıcı" olduğunu söyledi.
Dallas Fed Başkanı Lorie Logan da benzer bir görüş belirterek, belirsiz ekonomik görünüm göz önüne alındığında merkez bankasının faiz indirimi tercihini ima eden bir ileriye dönük rehberlik sağlamaması gerektiğini ifade etti. Bu muhalefetler, FOMC oylamasında 30 yılı aşkın bir süredir ilk kez dört muhalif oyun yansıması anlamına geliyor ve komite içindeki kırılmanın çarpıcı bir göstergesi oluyor.
İç tartışmalar, Fed'in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin, manşet enflasyonun Mart ayında Şubat'taki %2,8'den %3,5'e hızlandığını ve merkez bankasının %2'lik hedefinin oldukça üzerine çıktığını göstermesiyle yaşanıyor.
### Yeni Bir Başkan, Yeni Bir Rejim?
Politika tartışması, liderlik değişimiyle daha da karmaşıklaşıyor. Görevden ayrılan muhalif Stephen Miran'ın yerini, Başkan Donald Trump'ın Fed Başkanlığı için adayı olan Kevin Warsh alacak. Eski bir Fed guvernörü olan Warsh, merkez bankasının eleştirmenlerinden biriydi ve politika yönünün detayları henüz belirsiz olsa da bir "rejim değişikliği" sözü verdi. Trump'ın faizlerin %1 veya altına indirilmesi yönündeki kamuoyu baskısı devam ederken, Warsh'un onay sürecinin 11 Mayıs haftasında tamamlanması bekleniyor.
Bu siyasi zemin yatırımcılar için başka bir karmaşıklık katmanı ekliyor. Kalshi tahmin piyasası şu anda Temmuz 2027'den önce bir Fed faiz artırımı olasılığını %44 olarak gösteriyor; bu, sadece birkaç ay önceki beklentilerden önemli bir sapma. CME FedWatch Aracına göre tahvil yatırımcıları, kalıcı enflasyon ve jeopolitik gerilimlerin Fed'i kısıtlayıcı duruşunu sürdürmeye ve hatta artırmaya zorlayacağına dair artan inancı yansıtacak şekilde, bir sonraki faiz indirimini 2027 ortası ile sonu için fiyatlıyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.