ABD-İran geçici barış anlaşmasının ardından enerji maliyetlerindeki düşüş, euro bölgesinde işletme maliyetlerinin çatışmanın başlangıcından bu yana en yavaş artış hızına gerilemesini sağlarken, ekonomik faaliyet daralma bölgesinde kalmaya devam etti.
S&P Global'in euro bölgesi bileşik satın alma yöneticileri endeksi (PMI), Salı günü yayımlanan anketlere göre Mayıs ayındaki 48,5 seviyesinden Haziran'da 49,5'e yükseldi ancak genişlemeyi daralmadan ayıran 50,0 eşik değerinin altında kaldı. Bu veri, euro bölgesi ekonomisinin üst üste ikinci çeyrekte daralma riskiyle karşı karşıya olduğuna işaret ediyor; ekonomistler bu durumu bazen teknik resesyon olarak adlandırıyor.
"Euro bölgesi ekonomisi, resesyona girmekten kıl payı kurtulacak kadar direnç gösteriyor," dedi S&P Global Market Intelligence baş işletme ekonomisti Chris Williamson.
Para birliği genelindeki işletmeler, Haziran ortasında ABD ile İran arasında varılan geçici barış anlaşmasının ardından, girdi maliyetlerinin Şubat sonunda Orta Doğu çatışmasının patlak vermesinden bu yana en yavaş hızda arttığını bildirdi. Anlaşmanın ardından petrol ve doğal gaz fiyatları keskin bir şekilde düştü; ancak Societe Generale ekonomistleri, mayın temizleme ve rota darboğazları gibi lojistik kısıtlamalar nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan normal enerji akışına hızlı bir dönüşün olası olmadığı uyarısında bulundu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), geçtiğimiz ay büyük merkez bankaları arasında enerji fiyatlarındaki sıçramaya yanıt olarak borçlanma maliyetlerini artıran ilk banka olmuştu ve PMI verileri, daha fazla sıkılaştırmanın gerekip gerekmediği yönündeki tartışmaları besleyecek. ECB'nin bir sonraki politika toplantısı 24 Temmuz'da yapılacak.
Çapraz Varlık Aktarımı
Enerji maliyetlerindeki düşüş küresel piyasalara yayıldı. Dünya Bankası, Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatların Ağustos ayından itibaren normale dönmeye başlaması halinde küresel ekonomik büyümenin 2025'teki %2,9'dan 2026'da %2,5'e yavaşlayacağını öngörüyor. Bu ay başında yayımlanan söz konusu görünüm, ani bir yeniden açılma yerine kademeli bir toparlanma varsayımına dayanıyor.
Asya'da ise tablo daha karışıktı. Japonya'nın bileşik PMI'ı 51,1'den 52,5'e yükselerek genişleme bölgesinde kalmaya devam etti, ancak momentum kırılgan olabilir. "Mevcut büyüme döneminin kısmen stoklama çabalarından kaynaklandığını ve bu çabaların önümüzdeki aylarda zayıflamasının muhtemel olduğunu belirtmek önemlidir," dedi S&P Global Market Intelligence ekonomi direktör yardımcısı Annabel Fiddes. Japon firmaları, küresel fiyat baskılarının soğuma trendinin aksine, Temmuz 2022'den bu yana en keskin girdi maliyeti artışını bildirdi.
Hindistan'ın PMI'ı, envanter birikiminin hız kaybetmesiyle büyüme temposu yavaşlasa da, Haziran'da 57,4 ile güçlü bir şekilde genişleme bölgesinde kaldı.
Önümüzdeki Politika Ayrışması
Merkez bankaları, enerji maliyetlerinin düşme ihtimaline karşı temkinli bir yaklaşım sergiledi. Japonya Merkez Bankası (BOJ) geçen hafta ana faiz oranını artırırken, ABD Merkez Bankası (Fed) ve birkaç Avrupa merkez bankası, çatışma sırasında biriken enflasyonist baskıları kontrol altına almak için borçlanma maliyetlerini daha da artırabileceklerinin sinyalini verdi. Fed'in bir sonraki faiz kararı 29 Temmuz'da açıklanacak; CME FedWatch aracına göre piyasalar, yıl sonundan önce en az 25 baz puanlık bir faiz artırımı olasılığını %85 olarak fiyatlıyor.
Euro bölgesi için yol haritası, barış temettüsünün reel ekonomiye ne kadar hızlı yansıyacağına bağlı. Societe Generale'in beklediği gibi enerji arzı kademeli olarak normalleşirse, işletmeler çatışma sırasında biriktirdikleri stokları kullandıkça imalat üretimi zayıf kalabilir. Bu dinamik, bileşik PMI'ı birkaç ay daha 50'nin altında tutarak bölgenin ekonomik kırılganlığını uzatabilir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.