Yabancı yatırımcılar Mart ayında gelişmekte olan piyasa varlıklarından 70,3 milyar dolarlık devasa bir çıkış gerçekleştirdi. Bu rakam, Mart 2020'deki piyasa çalkantısından bu yana en büyük aylık çıkışı temsil ederken risk iştahında keskin bir geri dönüşe işaret ediyor.
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) Baş Ekonomisti Robin Brooks raporda, "Özellikle Asya piyasalarından çıkan 55,2 milyar dolarlık hacim, önemli bir risk azaltma olayını yansıtıyor. Yatırımcılar hem küresel büyüme hem de merkez bankası politikalarına ilişkin beklentilerini yeniden fiyatlandırıyor," dedi.
IIF tarafından Çarşamba günü yayınlanan veriler, yatırımcıların hem borç hem de hisse senedi portföylerinden fon çektiğini gösterdi. Yerleşik olmayanların gelişmekte olan piyasa borçlanma araçlarından çıkışı 38,9 milyar dolara ulaşırken, hisse senedi portföylerinden 31,4 milyar dolarlık çekilme yaşandı. Bu kaçış coğrafi olarak yoğunlaştı ve satışların büyük çoğunluğunu Asya oluşturdu.
Bu büyük ölçekli sermaye çıkışı; döviz oynaklığının artmasına, borçlanma maliyetlerinin yükselmesine ve gelişmekte olan ekonomilerdeki hisse senedi ve tahvil fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskıya neden olabilir. Ayrıca, piyasalar küresel faiz oranlarının yörüngesini yeniden değerlendirirken, diğer varlık sınıflarına olan yatırımcı güvenini etkileyerek küresel piyasalarda daha geniş bir riskten kaçış hareketinin sinyali olabilir.
Mart ayındaki çıkışlar, büyük merkez bankalarından güvercin bir duruş beklentisiyle gelişmekte olan piyasaların sermaye çektiği önceki iki aydaki girişlerden sert bir dönüşü temsil ediyor.
Asya varlıklarındaki satışlar özellikle sert oldu. IIF verilerine göre, ülkenin büyüme görünümüne ilişkin endişeler ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle sadece Çin hisse senetlerinden 15,1 milyar dolarlık çıkış görüldü. Güney Kore ve Tayvan dahil olmak üzere diğer Asya ekonomileri de önemli sermaye kaçışları yaşadı.
Bu geri dönüş, yatırımcıların Amerika Birleşik Devletleri'nde faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisiyle mücadele ettiği bir dönemde geliyor. Beklenenden güçlü gelen ABD ekonomik verileri, Federal Rezerv'in faiz indirimi beklentilerini öteleyerek yüksek getirili ancak riskli gelişmekte olan piyasa varlıklarını daha az cazip hale getirdi. ABD Dolar Endeksi (DXY) geçtiğimiz ay %2'den fazla yükselerek gelişmekte olan piyasa para birimleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.