BioInvent'in BI-1808'i, Merck'in Keytruda ilacıyla eşleştirildiğinde, tarihsel olarak tedavisi zor bir malignite olan ileri evre yumurtalık kanseri için genel yanıt oranında üç kat artış sağlıyor.
Geri
BioInvent'in BI-1808'i, Merck'in Keytruda ilacıyla eşleştirildiğinde, tarihsel olarak tedavisi zor bir malignite olan ileri evre yumurtalık kanseri için genel yanıt oranında üç kat artış sağlıyor.

BioInvent International AB, deneysel ilacı BI-1808'in Merck'in Keytruda ilacıyla birleştirildiğinde ileri evre yumurtalık kanseri hastalarında genel yanıt oranını üç katına çıkardığını gösteren yeni veriler sunmayı planlıyor. Faz 2a denemesinden elde edilen sonuçlar, ileri aşamalarda sınırlı etkili tedavi seçeneği bulunan bir kanser türü için önemli bir adımı temsil ediyor.
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) Yıllık Toplantısı'nda sunulacak olan bulguları detaylandıran duyuru, kombinasyon terapisinin antitümör bağışıklık yanıtlarını artırma potansiyelini doğruluyor. Şirket basın bülteninde, "BI-1808, tek başına pembrolizumab ile karşılaştırıldığında genel yanıt oranını üç katına çıkararak, PD-1 blokajı ile birleştirildiğinde antitümöral bağışıklık yanıtlarını artırma potansiyelini destekliyor" ifadesine yer verdi.
Faz 2a çalışması, çok az tedavi seçeneği kalmış ileri evre yumurtalık kanseri hastalarında yeni bir immün-modülatör antikor olan BI-1808'in, anti-PD-1 terapisi Keytruda (pembrolizumab) ile birlikte güvenliğini ve etkinliğini değerlendirdi. Tüm ayrıntılar 29 Mayıs - 2 Haziran tarihleri arasındaki konferansta paylaşılacak olsa da, ana sonuç iki ilaç arasında güçlü bir sinerjik etkiye işaret ediyor.
Yatırımcılar için bu klinik veriler, BioInvent'in bilimsel platformu ve öncü adayı BI-1808'in kritik bir doğrulaması niteliğindedir. İleri evre yumurtalık kanseri gibi tedavisi zor bir kanserde yanıt oranlarının üç katına çıkması, varlığın riskini önemli ölçüde azaltabilir; bu da muhtemelen BioInvent'in (Nasdaq Stockholm: BINV) değerlemesini artıracak ve Merck ile mevcut iş birliğinin ötesinde daha fazla ortaklık ilgisi çekecektir.
BI-1808, bağışıklık sistemini kanser hücrelerini daha iyi tanıyacak ve onlara saldıracak şekilde modüle etmek için tasarlanmış bir antikordur. Anti-kanser bağışıklık hücrelerini aktive etmek için belirli bir reseptörü hedefler. Bu mekanizma, bağışıklık sistemi üzerindeki doğal bir freni serbest bırakarak çalışan Keytruda gibi PD-1 inhibitörlerinden farklıdır ve potansiyel olarak onları tamamlayıcı niteliktedir. Deneme sonuçları, bu iki yaklaşımı birleştirmenin (BI-1808 ile bağışıklık yanıtını aktif olarak uyarırken eş zamanlı olarak Keytruda ile frenleri serbest bırakmanın) Keytruda'nın tek başına elde edebileceğinden daha güçlü bir antitümör etkisi yarattığını göstermektedir.
Yumurtalık kanseri, özellikle ileri evrede teşhis edilen hastalar için yüksek nüks ve mortalite oranlarıyla onkolojide önemli bir zorluk olmaya devam etmektedir. Bu denemeden elde edilen pozitif veriler, BI-1808'i karşılanmamış ihtiyacın yüksek olduğu bir alanda umut verici yeni bir ajan olarak konumlandırıyor ve potansiyel olarak binlerce hasta için yeni bir seçenek sunuyor.
Güçlü Faz 2a sonuçlarının, onkoloji ilacı geliştirme haberleri için önemli bir merkez olan yaklaşan ASCO toplantısında büyük ilgi uyandırması muhtemeldir. Bu pozitif klinik sinyalin BioInvent'in hisse senedi fiyatında önemli bir artışa neden olması ve ilacın pivot Faz 3 denemesine giden geliştirme sürecini hızlandırması beklenmektedir.
Ayrıca veriler, BioInvent'in daha geniş immün-modülatör antikor boru hattının potansiyelini doğrulamaktadır. Bu kombinasyon ortamındaki başarı, Merck ile iş birliğinin genişlemesine yol açabilir veya onkoloji portföylerini güçlendirmek isteyen daha büyük ilaç şirketlerinin satın alma ilgisini çekebilir. BioInvent'in nakit rezervi açıklanmamış olsa da, küçük biyoteknoloji firmalarının programlarını ilerletmek için gerekli finansmanı sağlamaları adına başarılı veri okumaları kritiktir.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.