Wall Street Journal'da yakın zamanda yayımlanan bir görüş yazısı, Amerikan çalışma ahlakında on yıllardır süregelen düşüşe ve bunun ülkenin ekonomik geleceği üzerindeki önemli etkilerine dikkat çekiyor.
Barton Swaim tarafından kaleme alınan bir Wall Street Journal köşe yazısına göre, giderek artan sayıda Amerikalı artık kazançlı bir işi hayatın gerekli bir parçası olarak görmüyor; bu eğilim verimliliği düşürme ve uzun vadeli GSYH büyümesini engelleme tehdidi taşıyor. Analiz, ülkenin emeğe olan geleneksel saygısını aşındıran kültürel değişimlerin, refah politikasının ve siyasi bölünmenin birleşimine işaret ediyor. Yakın tarihli bir Rand araştırması, 18-24 yaş arası yaklaşık yedi Amerikalıdan birinin ne çalıştığını ne de iş aradığını ortaya koyarak konunun ciddiyetini vurguluyor.
Journal köşe yazarı Barton Swaim, "Amerika'nın Protestan çalışma ahlakının zayıflaması... karmaşık bir hikaye, ancak başlangıcını 1960'lara kadar takip edebilirsiniz," diye yazdı. Swaim, Amerikan Girişim Enstitüsü'nden Nicholas Eberstadt'ın çalışmasına atıfta bulunarak, savaş sonrası ekonomik büyümenin yoksulları maddi olarak daha zengin hale getirmesine rağmen, Büyük Toplum (Great Society) programlarının farkında olmadan refah devletine bağımlı ve iş gücüne katılmaya isteksiz bir vatandaş sınıfı yarattığını savunuyor.
Makale, 1996'daki başarılı refah-iş reformlarının diğer sosyal güvenlik ağ programlarının genişlemesiyle nasıl yavaş yavaş etkisiz hale getirildiğini ayrıntılarıyla anlatıyor. Bu politika kayması, özellikle COVID-19 pandemisinden bu yana "sessiz istifayı" yücelten ve "işi" "hayatın" karşısına koyan kültürel bir değişimle daha da karmaşık hale geldi. Bu duygu, Amerikan iş yerlerini sömürücü ve geleneksel 40 saatlik çalışma haftasını istismarcı olarak tasvir eden medya ve akademik çevrelerde de yankı buluyor.
Köşe yazısı, bu tutum değişikliğinin net ekonomik tezahürleri olduğunu savunuyor. Online spor bahislerinin 2018'de 5 milyar dolardan 2024'te 150 milyar dolara fırlaması, karşılığında bir ürün veya hizmet üretmeden gelir elde etme isteğinin yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Yazarın ifadesiyle bu "emek harcamadan para" arayışı, dava yoluyla hak edilmemiş para peşinde koşmaya istekli Amerikalıların pazarından yararlanan kişisel yaralanma avukatlık bürolarının çoğalmasında da görülüyor.
Siyasi Engeller ve Politika Felci
İş gücüne katılım oranındaki düşüşü ele almak siyasi zorluklarla dolu. Refah programlarını çalışmaya teşvik edecek şekilde reform etme yönündeki her türlü girişim, anında acımasızlık ve ırkçılık suçlamalarıyla karşılaşıyor. Analize göre, Demokrat Parti artan harcama içermeyen reformlara pek ilgi göstermiyor.
Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti'nin kendisi de bölünmüş durumda. Senatör Josh Hawley de dahil olmak üzere devlet yanlısı muhafazakarlardan oluşan bir grup, Medicaid gibi programlara uygunluk şartlarının sıkılaştırılmasına karşı çıkıyor. Ayrıca, partinin yüksek iş gücü katılım oranına sahip kaçak göçmenleri sınır dışı etmeye odaklanması, iş gücünü güçlendirme hedefiyle çelişiyor. Yazar, halkın sorunu tanımasına rağmen, siyasi liderlerin Amerika'nın çalışma ahlakını yeniden inşa etmek için henüz tutarlı ve pazarlanabilir bir mesaj oluşturamadığı sonucuna varıyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.