Küresel piyasalar, Başkan Trump’ın İran savaşına ilişkin ilk ulusa sesleniş konuşmasına kilitlendi. Bu konuşma ya çatışmayı yatıştıracak ya da petrolün 100 doların üzerinde kalacağı uzun bir dönemi başlatacak.
Başkan Donald Trump’ın Çarşamba gecesi İran savaşı üzerine yapacağı ilk televizyon konuşması, varil başına 116 doların üzerinde seyreden petrol fiyatlarıyla sarsılan küresel piyasaları sakinleştirme yeteneği için kritik bir sınav niteliği taşıyor.
Eski Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon, beklenen tonu şu sözlerle özetledi: "'Geldim, gördüm, yendim'—birkaç hafta daha yeneceğiz ve sonra belki bir ateşkes olur."
Beşinci haftasına giren çatışma, Brent petrolün %60'tan fazla değer kazanmasına neden oldu ve analistler fiyatların varil başına 200 dolara fırlayabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu belirsizlik finans piyasalarına yayıldı; borsalar Orta Doğu'dan gelen her güncellemeye göre dalgalanıyor.
ABD ekonomisinin potansiyel bir stagflasyon şokuyla karşı karşıya olduğu bir dönemde, EST saatiyle 21:00'deki konuşma Trump'ı bir zafer ilanı ile 1970'lerden bu yana görülmemiş küresel bir enerji krizini tetikleme tehdidi taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki çözülmemiş kriz arasında denge kurmaya zorluyor.
Hürmüz Çıkmazı: Trump, Tahran'a Karşı
Piyasadaki endişenin temelinde Hürmüz Boğazı yatıyor. Yönetim savaşı sonlandırmak istediğinin sinyallerini verdi ancak Trump, herhangi bir ateşkesi su yolunun yeniden açılması şartına bağladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise boğazın kendi "mutlak kontrolü" altında olduğunu ve düşmanlara açılmayacağını belirterek yanıt verdi. Bloomberg analizine göre, abluka küresel petrol akışından günlük yaklaşık 11 milyon varili devre dışı bıraktı. Durum, savaşa dahil olan ve Suudi petrolü için küçük bir çıkış noktası sağlayan alternatif Kızıldeniz nakliye yollarını bozmakla tehdit eden İran destekli Husi militanları nedeniyle daha da karmaşıklaşıyor.
NATO Müttefikleri Trump'ın Hedefinde
Uzayan kriz karşısında Trump, hayal kırıklığını NATO müttefiklerine yöneltti. Avrupalı uluslardan açıkça "kendi petrolünüzü kendiniz alın" talebinde bulundu ve özel görüşmelerinde İtalya ile Birleşik Krallık gibi ülkelerin ABD kuvvetlerine askeri üslerini ve hava sahalarını kullandırmamasını eleştirdi. Bir röportajda NATO'yu "kağıttan kaplan" olarak nitelendirdi ve Amerika'nın ittifaktaki merkezi rolünü "yeniden değerlendirmenin ötesinde" olduğunu söyledi. Tarihi ortaklara karşı sertleşen bu söylem, transatlantik ittifakın istikrarına güvenen yatırımcıları huzursuz ederek jeopolitik risklere bir yenisini ekliyor.
Trump'ın güç gösterisi yapması ve görevin tamamlandığını ilan etmesi beklense de, altta yatan ekonomik riskler ciddiyetini koruyor. Konuşma sadece retoriği için değil, dünyanın en kritik enerji geçiş noktasını yeniden açmaya yönelik somut adımlar için de yakından incelenecek. Gerginliği azaltacak net bir yol sunulamaması, arz daraldıkça ve fiyatlar tırmanmaya devam ettikçe küresel ekonomiyi sancılı ve hızlı bir enerji dönüşümüne zorlayabilir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.