Trump, NATO İçin 'Çok Kötü' Bir Gelecek Konusunda Uyarıyor
Eski ABD Başkanı Donald Trump, müttefikler üzerindeki baskıyı dramatik bir şekilde artırarak, küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için savaş gemileri göndermelerini talep etti. Financial Times ile yaptığı bir röportajda Trump, üyelerin katılmayı reddetmesi halinde Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) için ciddi sonuçlar olacağı konusunda uyardı. "Eğer bir yanıt olmazsa veya olumsuz bir yanıt olursa, bunun NATO'nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum" dedi.
Trump'ın talebi, boğazın güvenliğinden en çok fayda sağladığını iddia ettiği Japonya, Güney Kore ve kilit Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere "yaklaşık yedi" ülkeyi hedef alıyor. Sosyal medya platformunda ittifakı "tek yönlü bir cadde" olarak nitelendirerek, müttefiklerin Orta Doğu'da İran'a karşı ABD askeri eylemlerine katılmaya isteksiz olmasından duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Bu duruş, onlarca yıllık güvenlik anlaşmalarına önemli bir belirsizlik katıyor ve Batı'nın diplomatik uyumunu parçalama riski taşıyor.
Almanya ve Avustralya Müttefik Reddine Öncülük Ediyor
Deniz koalisyonu çağrısı, kilit ortaklardan anında ve açık bir reddetmeyle karşılandı. Avustralya, boğaza gemi göndermeyeceğini açıkça duyurdu. Almanya ise daha keskin bir kınama ile karşılık verdi; bir hükümet sözcüsü, "Bu savaşın NATO ile hiçbir ilgisi yok. Bu NATO'nun savaşı değil" dedi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul bu pozisyonu güçlendirerek, ittifakın bu su yolunda bir rolü olmadığını düşündüğünü ekledi.
Diğer ülkeler ise kararsız kaldı. Japonya, karar vermeden önce yasal çerçevesini incelediğini belirtirken, Güney Kore talebi dikkatle gözden geçiriyor. Geleneksel bir ABD askeri ortağı olan Birleşik Krallık, "herhangi bir seçeneği" araştırdığını ancak kesin bir taahhütte bulunmadığını söyledi. Bu soğuk yanıt, ABD liderliğindeki İran'a karşı baskı kampanyası üzerindeki derin bölünmeleri ve müttefiklerin ABD Donanması yetkililerinin "denizdeki ölüm kutusu" olarak adlandırdığı doğrudan bir askeri çatışmaya sürüklenme konusundaki isteksizliğini vurguluyor.
Enerji Korkuları Artarken ABD Benzin Fiyatları 3,72 Dolara Ulaştı
Jeopolitik çıkmaz, ABD tüketicilerini ve küresel piyasaları doğrudan etkiliyor. AAA verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri'nde normal benzin fiyatının ortalaması, çatışma başladığından bu yana 74 sent artışla galon başına 3,72 dolara yükseldi. Dizel fiyatları ise daha da keskin bir şekilde artarak 1,24 dolar kazandı ve ortalama galon başına 4,99 dolara ulaştı; bu da nakliye maliyetlerini ve bozulabilir malların tüketici fiyatlarını artırma tehdidini oluşturuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) stratejik rezervlerden 400 milyon varil petrol salımına izin vermesine rağmen bu fiyat baskısı devam ediyor. Analistler, bu önlemin geçici bir çözüm olduğunu, zira İran'ın etkili ablukasının günlük olarak piyasadan yaklaşık 15 milyon varil ham petrolü kaldırdığını belirtiyor. Dünya petrol arzının beşte birini oluşturan bu boğazın güvenliğini sağlamak için hızlı bir çözüm bulunmadığı takdirde, petrolün varil başına 150 dolara ulaşması ve daha geniş bir enflasyonist şok riski yüksek kalmaya devam ediyor.