Tayvan, 32% ABD Tarifesine Karşılık 500 Milyar Dolarlık 'Altın Plan'ı Sunuyor
Nisan 2025'te Trump yönetimi, Tayvan mallarına %32'lik bir tarife uygulayarak Taipei'yi şok etti. Bu hamle, Başkan Trump'ın Tayvan Yarı İletken Üretim Şirketi (TSMC) başkanı CC Wei'yi ve Arizona'daki yeni çip tesisleri için 100 milyar dolarlık yatırım taahhüdünü övmesinden sadece bir ay sonra geldi. Yüksek tarife, Tayvan'ın Washington'ı yatıştırmak için tam bir çaba sarf etmesine neden oldu. Yetkililer, Amerikan başkanının büyük sayılara olan düşkünlüğüne hitap etmek amacıyla özellikle seçilen 500 milyar dolarlık bir anlaşmayla sonuçlanan "Altın Plan" adlı stratejik bir yol haritası hazırladılar.
Anlaşma, Tayvanlı şirketlerin Amerika Birleşik Devletleri'ne 250 milyar dolar yatırım yapmasını ve çip tedarik zincirini desteklemek için 250 milyar dolar daha kredi garantisi verilmesini içeriyor. Bu ekonomik diplomasi, Tayvan'ın "silikon kalkanını" güçlendirmeyi, adayı ABD ekonomisi için vazgeçilmez kılmayı ve güvenlik konumunu sağlamlaştırmayı amaçlıyor. Müzakerelerin bir parçası olarak Tayvan, tarife oranının %15'e indirilmesini sağladı. Ancak, anlaşma Tayvan'daki muhalefet liderleri tarafından eleştirilere yol açtı; zira onlar, kritik teknolojinin ve yatırımın yurt dışına taşınmasıyla adanın zayıflayacağından endişe ediyorlar.
Taipei, ABD Silahlarını Güvence Altına Almak İçin 40 Milyar Dolarlık Savunma Takviyesi Vaat Ediyor
Ticaretin ötesinde Tayvan, ciddiyetini sorgulayan Amerikalı eleştirmenleri yatıştırmak için kendini savunma taahhüdünü güçlendiriyor. Başkan Lai Ching-te, askeri harcamalarda 40 milyar dolarlık bir artışa öncülük ediyor ve savunma bütçesini mevcut seviyesinden GSYİH'nin %3,3'üne, 2030 yılına kadar ise %5'lik uzun vadeli bir hedefe yükseltmeyi planlıyor. Bu hamle, daha önce Tayvan'ın harcamalarını "neredeyse intihar gibi" olarak nitelendiren eski Pentagon yetkilisi Elbridge Colby gibi isimlerden gelen baskıya doğrudan bir yanıttır.
Artan bütçe, Amerikan silahlarının düzenli akışını sağlamayı amaçlıyor. Trump Başkanı Aralık ayında 11 milyar dolarlık bir silah paketini onaylamasına rağmen, Çin lideri Xi Jinping'in baskısının ardından diğer anlaşmalar belirsizliğini koruyor. ABD ve Tayvanlı savunma yetkilileri, Pentagon'un "2027 senaryosu" olarak adlandırdığı olası bir Çin işgaline karşı mobil füze rampaları gibi çevik, "asimetrik" sistemler tedarik etmeye odaklanmış durumda. Bu çabalara rağmen, Washington'dan gelen sinyaller karışık; Trump yönetimi, önceki yönetimin desteklediği belirli ABD stoklarından silah transferlerini onaylamıyor.
ABD-Çin Ticaret Ateşkesi Kırılgan İstikrar Yaratıyor
Tayvan'ın milyarlarca dolarlık taahhütleri, geçici bir ABD-Çin ticaret ateşkesiyle tanımlanan kırılgan bir jeopolitik ortamda yapılıyor. Tayvan önemli ekonomik ve savunma düzenlemeleri sağlamış olsa da, uzun vadeli güvenliği Başkan Trump ve Xi arasındaki kişisel dinamiklere bağlı. Taipei'deki yetkililer, Trump'ın olası Çin ziyareti öncesinde Pekin ile daha geniş bir ticaret ateşkesi sağlamak için Tayvan konusunda taviz verebileceğinden endişe duymaya devam ediyorlar.
Bazı diplomatik kazanımlara rağmen bu belirsizlik belirgin. Adadaki ABD askeri eğitimcilerinin varlığı arttı ve Tayvan'ın savunma "erozyon" stratejisi, Amerika'nın Hint-Pasifik Komutanlığı ile diyalog içinde geliştirildi. Ancak Kuomintang partisinden Alexander Huang gibi eleştirmenler, Tayvan'ın sağlam güvenlik taahhütleri almadan ABD taleplerine boyun eğme baskısı altında olduğunu belirtiyor. En büyük korku, ABD'nin "Tayvan bağımsızlığına karşı çıkma" gibi sembolik herhangi bir retorik değişikliğinin Pekin tarafından adayı ilhak etme hedefini ilerletmek için kullanılabileceğidir.