Galon Başına 4.19 Dolar Jet Yakıtı, Hedge Edilmeyen ABD Taşıyıcılarını Sıkıştırıyor
Yükselen petrol fiyatları, ABD havayolu karlılığını doğrudan aşındırıyor; Los Angeles'ta jet yakıtı maliyetleri galon başına 4.19 dolara, New York Limanı'nda ise 3.92 dolara kadar yükseldi. İşletme giderlerindeki keskin artış, havayolu hisselerini cezalandırdı; ABD Global JETS ETF, İran çatışmasının başlangıcından bu yana %11 düşüş gösterdi. Bireysel taşıyıcı kayıpları daha keskin; JetBlue Airways %20 gerilerken, United Airlines ve American Airlines her ikisi de yaklaşık %15 düştü. Bu satış, endüstrinin enerji piyasalarına doğrudan maruz kalmasını yansıtırken, yaygın yakıt hedging eksikliği bu zayıflığı artırıyor.
UBS Uyarıyor: Sadece Üç Havayolu Karlı Kalabilir
UBS'in yakın tarihli bir analizi, sektörün karşı karşıya olduğu ciddi marj baskısını vurguluyor. Analist Atul Maheswari, jet yakıtı maliyetlerinin galon başına 4 dolar veya daha yüksek seviyelerde sürdürülmesi durumunda sadece Delta Air Lines, United Airlines ve Southwest Airlines'ın “cılız karlar” elde edebileceğini belirtti. Rapor, bu koşullar altında başka hiçbir ABD havayolunun para kazanamayacağı ve bazılarının “derin zararda” olmasının muhtemel olduğu konusunda uyarıyor. Bu belirsiz mali durum, düşük maliyetli taşıyıcıları özellikle savunmasız hale getiriyor, çünkü daha yüksek yakıt maliyetlerini bilet fiyatlarını artırarak tüketicilere yansıtmak iş modellerini doğrudan tehdit ediyor.
Hedging Stratejisi Avrupalı Akranlarından Farklılaşıyor
ABD havayollarının petrol fiyatı dalgalanmalarına karşı zayıflığı, son on yılda yakıt hedging programlarını terk etme konusunda alınan önemli bir stratejik karardan kaynaklanmaktadır. Southwest Airlines, geçen yıl hedging politikasını sona erdiren son büyük taşıyıcıydı. Bu yaklaşım, genellikle yakıt tüketimlerinin önemli bir kısmını hedge eden International Consolidated Airlines Group (IAG) ve Ryanair gibi Avrupalı taşıyıcılarınkinden keskin bir şekilde ayrılıyor. Stratejideki bu fark, ABD havayolu hisselerinin neden artık ham petrol fiyatlarıyla doğrudan ters orantılı hareket ettiğini ve finansal performanslarını tamamen değişken enerji piyasasına bağladığını açıklıyor.