Muhasebe Boşluğu, Yapay Zeka Borcunda Milyarlarca Doları Gizliyor
Derecelendirme kuruluşu Moody's, 23 Şubat'ta yaptığı uyarıda, ABD Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerinin (GAAP), teknoloji devlerinin büyük potansiyel yükümlülükleri gizlemesine olanak tanıyan kritik bir gri alan içerdiğini belirtti. Meta ve Oracle gibi firmalar yapay zeka veri merkezlerini hızla genişletirken, dış yatırımcılar tarafından finanse edilen özel amaçlı araçları (SPV'ler) giderek daha fazla kullanıyorlar. Şirketler daha sonra tesisleri kısa vadeli sözleşmelerle geri kiralıyor ve tipik olarak, kira sözleşmesinin yenilenmemesi ve varlığın değerinin düşmesi durumunda SPV'yi telafi etmek için bir kalıntı değer garantisi (RVG) sağlıyorlar.
Muhasebe boşluğu iki farklı eşikten kaynaklanmaktadır. Bir kira yenileme maliyeti, yalnızca “makul derecede kesin” ise (en az %70 olasılığa sahip olarak yorumlanır) bir yükümlülük olarak kaydedilir. Tersine, potansiyel bir RVG ödemesi yalnızca “olası” ise (bu da %50'den fazla olasılık gerektirir) kaydedilir. Teknoloji firmaları, 4 ila 6 yıl gibi kısa bir ömrü olan donanım için kira yenilemenin “makul derecede kesin” olmadığını savunurken, aynı zamanda RVG ödemesinin “olası” olmadığını iddia edebilirler. Bu durum, ne büyük yenileme maliyetinin ne de garanti ödemesinin bilançoda görünmediği bir boşluk yaratır.
Meta'nın 28 Milyar Dolarlık Garantisi Bilanço Dışı Kalıyor
Meta'nın Louisiana'daki Hyperion veri merkezi tesisinin finansmanı, bu stratejinin önemli bir örneğidir. Proje, Blue Owl Capital tarafından finanse edilen Beignet Investor adlı bir SPV içinde yer almaktadır. Meta'nın başlangıçtaki kira süresi sadece dört yıldır, ancak 20 yıla kadar yenileme seçeneklerine sahiptir. Kritik olarak, Meta, mülkün değerindeki potansiyel düşüşleri karşılamak için büyük bir 28 milyar dolarlık kalıntı değer garantisi sağlamıştır.
Bu şaşırtıcı 28 milyar dolarlık yükümlülük, yalnızca Meta'nın en son yıllık raporunun dipnotlarında açıklanmaktadır. Şirketin bilançosu herhangi bir ilgili yükümlülüğü kaydetmemektedir ve Meta, 31 Aralık 2025 itibarıyla bir RVG ödemesinin “olası” olmadığını belirtmektedir. Bu muhasebe işlemi, milyarlarca dolarlık potansiyel bir nakit çıkışını ince ayrıntıları araştırmayan herkes için görünmez hale getirerek, şirketin gelecekteki finansal esnekliği üzerindeki önemli bir talebi gizlemektedir.
Moody's Borç Ayarlamaları Yapmaya ve Kredi Riskini Artırmaya Yemin Ediyor
Bu artan eğilime yanıt olarak Moody's, şirket bilançolarını artık nominal değerinden almayacağını belirtmiştir. Kredi derecelendirme kuruluşu, bir şirketin kredi profiline hangi gelecekteki yükümlülüklerin dahil edilmesi gerektiğini belirlemek için kendi olasılık analizini yapacağını bildirdi. Moody's, bildirilen kira yükümlülüklerinin olası nakit çıkışlarını hafife aldığını düşünürse “kantitatif borç düzeltmeleri” uygulayabileceğini açıkça belirtti.
Bu hamle, teknoloji firmalarının muhasebe kurallarına uygun olsalar bile borç piyasalarında daha fazla denetimle karşılaşacakları anlamına geliyor. Moody's, bu bilanço dışı yükümlülükleri analizlerine manuel olarak ekleyerek bu şirketlerin kredi notlarını düşürebilir. Böyle bir not düşüşü, sermaye artırmak istediklerinde doğrudan daha yüksek borçlanma maliyetlerine yol açacak ve bilanço şeffaflığı eksikliğine somut bir finansal ceza uygulayacaktır.