Fed, Faiz Artırımı Kampanyasından 18,7 Milyar Dolarlık Zarar Kaydetti
ABD Merkez Bankası, 2025 mali yılı için 18,7 milyar dolarlık bir finansal zarar açıkladı ve bu, yıllarca süren karlılığın tam tersi bir durum. Bu açık, merkez bankasının enflasyonu frenlemek amacıyla yaptığı hızlı faiz artırımlarının doğrudan bir sonucudur. Fed politika faizini artırdıkça, ticari bankaların rezervlerine ödediği faizler fırladı ve geniş Hazine tahvili ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler portföyünden elde ettiği geliri aştı. Bu menkul kıymetler, sıfıra yakın faiz oranları döneminde edinildiği için çok daha düşük getirili. Bu zarar, Fed'in para politikası yürütme yeteneğini etkilemese de, pandemi sonrası enflasyonla mücadelesinin net bir finansal kaydı olarak hizmet ediyor.
Yüksek Faizler, Fed'in Defterlerinin Ötesinde Piyasaları Baskılıyor
18,7 milyar dolarlık zarar bir muhasebe meselesi olsa da, bu zarara yol açan politika küresel varlık fiyatları üzerinde önemli baskı yaratmaya devam ediyor. Fed'in enflasyonun hedefine dönmesini sağlamak için 'daha uzun süre yüksek' faiz oranlarını sürdürme taahhüdü, ABD devlet tahvillerinin reel getirilerini yükseltiyor. Bu durum, risksiz devlet borcunu daha çekici bir yatırım haline getirerek, getiri sağlamayan varlıkları elde tutmanın fırsat maliyetini artırıyor. Bu dinamik, finansal koşulları sıkılaştırıyor ve ABD dolarını güçlendirerek, hisse senetleri ve emtialar için zorlu bir ortam yaratıyor. Operasyonel zarar, tüm piyasada riski aktif olarak yeniden kalibre eden bir politikanın bir belirtisidir.
Yatırımcılar, Getiriler Yükselirken Güvenli Limanları Yeniden Değerlendiriyor
Sürekli yüksek faiz ortamı, özellikle altın gibi geleneksel güvenli liman varlıkları konusunda yatırımcılar arasında stratejik bir değişimi zorluyor. ABD Hazine tahvillerinin pozitif reel getiriler sunmasıyla birlikte, sermaye mantıksal olarak hiçbir gelir sağlamayan varlıklardan uzaklaşıyor. Bu durum, süregelen jeopolitik gerilimlerin tipik olarak çekiciliğini artıracağı düşünülse de, altının son zamanlardaki yüksek seviyelerinden gerilemesine yol açarak üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Piyasa, enflasyona odaklanan şahin bir merkez bankasının, varlık tahsisi kararlarında jeopolitik korkulardan daha ağır bastığını gösteriyor. Yatırımcılar için bu, geleneksel portföy korunma yöntemlerinin etkinliğinin ciddi şekilde test edildiğini ve getiri ile kur dinamiklerinin daha derinlemesine analiz edilmesini gerektirdiğini gösteriyor.