Avrupa'nın 40 Üssü, ABD'nin İran Kampanyasını Destekliyor
Birçok Avrupalı liderin müdahil olmama yönündeki kamuoyu açıklamalarına rağmen, Avrupa genelinde yaklaşık 40 ABD askeri üssünden oluşan bir ağ, 80.000 personel ile birlikte, İran'a karşı yürütülen "Destansı Gazap Operasyonu" için kritik lojistik omurgayı sağlamaktadır. Almanya'daki Ramstein Hava Üssü, ABD saldırı dronlarını yöneten ve uzun menzilli saldırıları koordine eden sinir merkezi haline gelmiştir. Birleşik Krallık'ta, B-1 ağır bombardıman uçakları, İran varlıklarını hedef alan görevler için RAF Fairford'dan silahlandırılıp fırlatılmıştır.
Bu kapsamlı altyapı, ABD'nin askeri gücünü anakara Amerika Birleşik Devletleri'nden çok daha verimli bir şekilde yansıtmasına olanak tanır. İtalya, Portekiz, Fransa ve Yunanistan'daki kilit tesisler de operasyonu kolaylaştırmaktadır. İtalya ve Fransa'daki üslerden faaliyet gösteren yakıt ikmal uçakları, uzun menzilli bombardıman uçuşlarına imkan verirken, Girit'teki Souda Körfezi, hasar görmüş olan ve dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford da dahil olmak üzere deniz varlıkları için hayati bir liman sağlamaktadır. ABD Hava Kuvvetleri Generali Alexus Grynkewich, ittifakın önemini teyit ederek, çoğu Avrupalı müttefikin “son derece destekleyici olduğunu” belirtmiştir.
Petrol Darboğazı Çatışmayı Tetikliyor, Brent 110 Dolara Yaklaşıyor
Askeri operasyon, İran tarafından aylardır kapatılan küresel enerji kaynakları için kritik bir darboğaz olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına odaklanmaktadır. Çatışma, Brent ham petrol fiyatlarını zaten varil başına 110 dolara yaklaştırmış olup, analistler uzun süreli bir çıkmazın fiyatları 150 doların üzerine çıkarabileceği konusunda uyarmaktadır. Boğaz, dünya petrolünün yaklaşık %20'sini işlemekte olup, kapanması Avrupa ve Asya genelinde yakıt erişilebilirlik krizleri yaratmaktadır.
“Destansı Gazap Operasyonu” için ABD'nin stratejik planlamasının, ülkenin ham petrol ihracatının yaklaşık %90'ını karşılayan Hark Adası terminalini ele geçirme veya ablukaya alma seçeneklerini içerdiği bildirilmektedir. Böyle bir hareket, İran'ın başlıca gelir kaynağını felç etmek ve bir çözüme zorlamak amacıyla tasarlanmış önemli bir tırmanış olacaktır. Ancak, eski askeri komutanlar, bir kara operasyonunun karmaşık olacağı ve İran kıyılarından sadece 15 mil uzaklıktaki adayı güvence altına almak için bile 800 ila 1.000 kişilik bir tabur büyüklüğünde güce ihtiyaç duyulacağı konusunda uyarmaktadır.
Siyasi Yarıklar Stratejik Bağımlılıkları Ortaya Çıkarıyor
Avrupa desteğine olan bağımlılık hem siyasi bölünmeleri hem de stratejik zayıflıkları ortaya çıkarmıştır. İspanya, İran'a yönelik saldırılar için üslerini kullanma iznini ABD'ye reddederek müttefiklerinden ayrılmış ve bazı uçakların Almanya ve Fransa'ya yeniden yerleştirilmesine neden olmuştur. Benzer şekilde, Birleşik Krallık hükümeti başlangıçta ABD'nin erişimini yasaklamış, ancak daha sonra “savunma” bombardıman görevlerine izin vermiştir. Almanya yetkilileri de Ramstein Hava Üssü'nün ABD operasyonlarının merkezi bir hub olmasına rağmen doğrudan katılımı kamuoyuna açıkça reddetmiştir.
Bu karmaşık düzenleme, Avrupa'nın ABD'nin küresel askeri stratejisindeki vazgeçilmez rolünü vurgulamaktadır. USS Gerald R. Ford'un onarımları için Yunanistan'ın Souda Körfezi'ndeki üssü kullanma zorunluluğu, ABD uçak gemisi taarruz gruplarının pratik sınırlamalarını ve sabit denizaşırı üslerin değerini altını çizmektedir. Devam eden çatışma, özellikle füze önleyicileri olmak üzere ABD askeri stokları üzerinde de önemli bir baskı oluşturarak, diğer küresel acil durumlara hazırlık konusunda endişelere yol açmaktadır.