Avrupa Komisyonu'nun Fransa'nın devasa nükleer sübvansiyon planına yönelik soruşturması, adil rekabet ve Avrupa enerji piyasasının geleceği hakkında soru işaretleri uyandırıyor.
Avrupa Birliği, Fransa'nın EDF'ye altı yeni nükleer reaktör inşa etmesi için on milyarlarca avroluk devlet yardımı sağlama planı hakkında derinlemesine bir soruşturma başlattı. 72,8 milyar avroluk projenin piyasa rekabetini bozabileceği ve devlete ait kamu hizmeti şirketinin hakimiyetini haksız yere pekiştirebileceği endişeleri dile getiriliyor.
Avrupa Komisyonu Salı günü yaptığı açıklamada, "Komisyon, önerilen paketin yatırımı mümkün kılmak için riskleri azaltmak ile verimli davranış için teşvikleri sürdürmek arasında uygun bir denge sağlayıp sağlamadığı ve aynı zamanda Devlete aşırı risk transferinden kaçınıp kaçınmadığı konusunda şüphelere sahiptir" dedi.
Plan; Penly, Gravelines ve Bugey'deki mevcut üç sahada toplam 9.990 megavat kapasiteli altı yeni nesil EPR2 (Avrupa Basınçlı Reaktörü) reaktörü inşa edilmesini içeriyor. İlk ünitenin 2038 yılında işletmeye alınması planlanırken; proje sübvansiyonlu kredi, 40 yıllık gelir sabitleme sözleşmesi ve devlet destekli risk paylaşım mekanizması yoluyla destek alacak.
Soruşturma, Électricité de France S.A. (EDF) ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Fransa'nın nükleer liderliğini yeniden tesis etme stratejisi için önemli bir belirsizlik yaratıyor. Uzun sürecek bir soruşturma, 2038 işletme başlangıç tarihini geciktirebilir; bu da potansiyel olarak Fransa'nın elektrik şebekesinin istikrarını ve karbon nötrlüğüne ulaşma hedefini etkileyebilir, ayrıca AB genelindeki büyük ölçekli enerji projeleri için gelecekteki devlet yardımı kurallarını etkileyebilir.
İnceleme Altındaki Üçlü Destek Sistemi
Komisyon'un soruşturmasının merkezinde, EDF için devasa yatırımı risksiz hale getirmek üzere tasarlanmış üç özel önlem yer alıyor. Fransız hükümeti, tahmini inşaat maliyetlerinin %60'ını karşılamak için tercihli oranda sübvansiyonlu bir kredi önerdi. Bu, tesisler için istikrarlı, uzun vadeli gelirler sağlamayı ve onları piyasa fiyatı dalgalanmalarından korumayı amaçlayan 40 yıllık, iki yönlü bir fark sözleşmesi ile birleştiriliyor.
Son olarak, bir risk paylaşım mekanizması EDF'yi ulusal yasa değişiklikleri veya doğal afetler gibi öngörülemeyen olaylara karşı koruyacaktır. Komisyon, bu destek kombinasyonunun aşırı olabileceğinden, yardımı kesinlikle gerekli olanla sınırlandırmadığından ve EDF'nin verimli operasyon için teşvikleri korumasını sağlamadığından endişe duyuyor.
Piyasa Gücünün Pekiştirilmesi
AB'nin yürütme organı tarafından vurgulanan temel bir endişe, yardımın "EDF'nin piyasa gücünü pekiştirme veya dolaylı olarak güçlendirme" potansiyelidir. Fransa'nın mevcut tüm nükleer filosunun sahibi ve işletmecisi olan EDF, halihazırda hakim bir konuma sahiptir. Soruşturma, devlet yardımının EDF'nin ticaret stratejilerini bozmasını veya belirli piyasa katılımcılarına haksız yere aktarılmasını önlemek için yeterli korumaların mevcut olup olmadığını değerlendirecektir.
Reuters'a göre Fransız yetkililer, soruşturmanın hızlı bir şekilde ilerlemesini ve projeyi geciktirmemesini beklediklerini belirttiler. Yeni reaktörler, elektrik arz güvenliğini artırmayı ve AB'nin daha geniş karbonsuzlaştırma hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlayan Fransa'nın enerji politikasının temel taşıdır. Projenin yaklaşık 10 gigavat kapasite eklemesi beklenirken, altı reaktörün 2038 ile 2044 yılları arasında devreye alınması planlanıyor ve her birinin öngörülen ömrü 60 yıldır.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.