Fonlar %14 Geri Çekilme Talepleriyle Karşı Karşıya Kalırken Geri Alım Kapıları Yükseliyor
Yatırımcı paniği, büyük varlık yöneticilerini para çekme işlemlerini kısıtlamaya zorladıkça ABD özel kredi piyasasının likidite krizi hızla yoğunlaştı. Domino etkisi, Blue Owl'un itfa çağrılarını karşılamak için 140 milyon dolar değerindeki kredileri indirimli satmasıyla başladı; bu hareket, yaygın olarak bir teminat tamamlama çağrısı anı olarak görüldü. BlackRock'un, ihraçtan sadece üç ay sonra 25 milyon dolarlık bir krediyi sıfıra indirmesiyle baskı daha da arttı.
Bu değer düşüşü, sektör genelinde bir itfa talepleri dalgasına yol açtı. BlackRock'ın 26 milyar dolarlık HPS Kurumsal Kredilendirme Fonu, varlıklarının %9,3'ü için çekilme talepleriyle karşılaştı ve itfaları %5 ile sınırlamak zorunda kaldı. Bulaşma hızla yayıldı; aralıklı fon yöneticisi Cliffwater, rekor düzeyde %14'lük bir itfa talebiyle karşılaştı ve bu da onu ilk çeyrekteki çekilmeleri %7 ile sınırlamaya zorladı. Morgan Stanley de yaklaşık 8 milyar dolarlık North Haven özel gelir fonunu %5'lik bir itfa limitiyle sınırlayarak benzer bir yol izledi.
Eğer Cliffwater kömür madenindeki kanarya ise ve öngördüğümüz 'banka hücumu'ndaki ilk domino taşı ise, şaşırmazdım.
— David Rosen, Rubric Capital.
Deutsche Bank Hisseleri 30 Milyar Dolarlık Maruziyet Nedeniyle %6,1 Düştü
Kriz, gölge bankacılık ile geleneksel finansal sistem arasındaki güvenlik duvarını resmi olarak aştı. Deutsche Bank'ın hisseleri, yıllık raporunda özel krediye 25,9 milyar avro (yaklaşık 30 milyar dolar) maruziyet açıkladıktan sonra yaklaşık bir yıl içindeki en kötü tek günlük düşüşünü yaşayarak %6,1 geriledi. Bu rakam, bankanın toplam kredi defterinin %5'ini temsil ediyor. Rapor ayrıca, varlık bozulmasının merkez üssü olan teknoloji sektörüne 15,8 milyar avroluk bir maruziyeti de detaylandırdı.
Alman kredi kuruluşu izole bir vaka değil. JPMorgan'ın da özel kredi müşterilerinden aldığı kredi teminatlarının değerini düşürmeye başladığı ve onlar için kredi standartlarını sıkılaştırdığı bildiriliyor. Büyük bankaların bu eylemleri, özel fonlar üzerindeki likidite sıkışıklığını artırarak, zorunlu varlık satışları ve daha fazla değer düşüşü döngüsünü hızlandırma tehdidi oluşturuyor.
Kullanılmayan Kredi Limitlerinde 2,8 Trilyon Dolar ile Sistemik Risk Artıyor
Krizin özü, temel varlıkların, özellikle de yazılım ve teknoloji şirketlerine verilen kredilerin hızla bozulmasında yatıyor; bu krediler bazı özel kredi portföylerinin %55'ine kadarını oluşturuyor. Yapay zekanın yıkıcı ilerlemesi, bu borçluların uzun vadeli nakit akışı istikrarını zayıflatarak, borçlarının değerinin düşmesine neden oldu.
Bu durum, sistemik risk konusunda önemli endişeler yaratıyor. Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) verilerine göre, ABD bankaları özel kredi fonları gibi mevduat dışı finansal kuruluşlara (NDFI'ler) 1,4 trilyon dolar kredi sağlamıştır. Daha da kritik olanı, bankaların bu kuruluşlara 2,8 trilyon dolar tutarında kullanılmayan kredi taahhüdü bulunmasıdır. Bu, potansiyel olarak 4,2 trilyon dolarlık toplam bir maruziyet yaratır ve fonların likidite için çabalarken yaygın kredi limiti çekilişleri meydana gelirse bankacılık sektörü için büyük bir tehdit oluşturur.