Kar %10 Düştükten Sonra CICC, Hedef Fiyatı %25 Azalttı
Yatırım bankası CICC, 30 Mart'ta China Overseas Property (02669) için hedef fiyatını %25 düşürerek 4,9 HKD'ye çekti ve şirketin kârlılığı konusunda artan bir ihtiyat sinyali verdi. Bu revizyon, şirketin 2025 mali sonuçlarının açıklanmasının ardından geldi ve bu sonuçlar net kârda %10'luk bir düşüş gösterdi. CICC 'piyasa üstü performans' notunu korusa da, yeni hedef, 2026 yılı tahmini kazançlarının 11 katı gibi önemli ölçüde daha düşük bir değerlemeyi ima ediyor.
China Overseas Property, 2025 yılının tamamında gelirlerinde %6 artışla 149,6 milyar ¥ bildirdi. Ancak, hissedarlara atfedilebilir net kâr, piyasa beklentileriyle uyumlu bir rakam olan 1,37 milyar ¥'a %10 düştü. Şirket, 27 Mart kapanış fiyatına göre %4,9 getiriye karşılık gelen tam yıl temettü beyan etti.
Geniş Emlak Piyasası Gerilemesinde Marj Sıkışması Kötüleşiyor
Kâr düşüşü, ana iş kollarında önemli marj aşınmasından kaynaklandı. Temel mülk yönetimi hizmetlerinin brüt marjı 1,6 puan düşerek %12,4'e, ikamet dışı katma değerli hizmetlerin marjı ise 5,9 puan düşerek sadece %7,2'ye geriledi. CICC bu sıkışmayı doğrudan yoğunlaşan endüstri rekabetine ve Çin gayrimenkul sektöründeki sürekli gerilemeye bağladı.
Bu zorluklar yalnızca China Overseas Property'ye özgü değil, sektör çapında bir rahatsızlığı yansıtıyor. Çin emlak şirketleri için 2025'teki faaliyet ortamı zorlu kalmaya devam etti; ülke genelinde emlak satış hacmi ve değeri bir önceki yıla göre sırasıyla %8,7 ve %12,6 düştü. Bu daha geniş piyasa zayıflığı, emlak yönetimi firmalarının kârlılığını ve büyüme beklentilerini doğrudan etkiledi.
Analistler 2026 Kazanç Tahminini %24 Azalttı
Daha kötümser bir görünümü yansıtan CICC, China Overseas Property için kazanç tahminlerini önemli ölçüde düşürdü. Banka, 2026 ve 2027 kâr projeksiyonlarını sırasıyla %24 ve %27 azaltarak, her iki yıl için de 1,30 milyar ¥ net kâr öngörüyor. Bu revize edilmiş tahmin, 2026'da %5'lik bir kâr düşüşü ve ardından 2027'de sıfır büyüme önererek, şirketin performansı etrafındaki artan belirsizliği vurguluyor.