Çin, ABD Ticaret Uygulamalarına Karşı 9 Aylık Soruşturma Başlattı
27 Mart 2026 tarihinde, Çin Ticaret Bakanlığı, küresel sanayi ve tedarik zincirlerini bozduğu iddia edilen Amerika Birleşik Devletleri uygulamaları ve önlemlerini hedef alan bir ticaret engeli soruşturmasını resmen başlattı. Bakanlık, yerel Dış Ticaret Kanunu'na atıfta bulunarak, soruşturmanın altı ay içinde tamamlanmasının planlandığını ancak ek üç ay daha uzatılabileceğini ve böylece potansiyel olarak dokuz aylık bir ekonomik gerilim dönemine yol açabileceğini duyurdu. Soruşturma, ABD politikalarının etkisini değerlendirmek için anketler ve duruşmalar dahil yöntemler kullanacak.
Soruşturma, Küresel Korumacı Duygunun Yükselişini Takip Ediyor
Bu hamle münferit bir olay değil, küresel ticaret anlaşmazlıklarının tırmandığı daha geniş bir modelin parçasıdır. Duyuru, küresel liderlerin korumacılığın yükselen dalgasına ve tarife savaşlarının ekonomik maliyetlerine karşı uyardığı 24 Mart 2026'daki Boao Asya Forumu'ndan sadece günler sonra geldi. Çin'in ABD'ye karşı eylemi, Eylül 2025'te başlattığı Meksika'ya yönelik ticaret ve yatırım engeli soruşturmasını yansıtıyor. Bu gelişmeler, Pekin'in uluslararası ticaret ilişkilerinde resmi soruşturmaları bir araç olarak kullanma konusunda daha iddialı bir strateji benimsediğini ve uzmanların kural tabanlı çok taraflılıktan uzaklaşma olarak tanımladığı duruma katkıda bulunduğunu gösteriyor.
Çokuluslu Şirketler İçin Tedarik Zinciri Belirsizliği Artıyor
Soruşturma, özellikle hem ABD hem de Çin'e derin tedarik zinciri bağımlılıkları olan teknoloji ve imalat sektörlerindeki çokuluslu şirketleri önemli bir belirsizlik yaratarak doğrudan etkiliyor. Bu gelişme, bazı ekonomistlerin "ikinci Çin şoku" olarak adlandırdığı durumu ağırlaştırma riski taşıyor; burada Çin'in sanayi politikaları diğer ülkelerdeki endüstriler için büyük aksaklıklara neden oluyor. Bu artan istikrarsızlığa yanıt olarak, diğer ekonomik bloklar ticaret ilişkilerini çeşitlendirmek için aktif olarak çabalıyor. Avrupa Birliği ile Avustralya arasındaki gibi son serbest ticaret anlaşmaları, tek ortaklara aşırı bağımlılığı azaltmayı ve kritik ham maddelere erişimi güvence altına almayı açıkça hedefliyor.