Yapay Zeka Modeli, Aktif Fon İşlemlerinin %71'ini Tahmin Ediyor
"Finansı Taklit Etme (Mimicking Finance)" başlıklı yeni bir akademik çalışma, basit bir büyük dil modelinin (LLM) aktif ABD hisse senedi fonu yöneticileri tarafından yapılan işlemlerin %71'ini tahmin edebildiğini rapor ediyor. Harvard Business School, Wharton School ve DePaul University'den akademisyenler tarafından yürütülen araştırma, 1990'dan 2023'e kadar olan fon verilerini analiz etti. Model, bir yöneticinin son beş yıllık işlem geçmişiyle birlikte gözlemlenebilir piyasa koşullarını besleyerek, bir fonun belirli bir hisse senedini alıp almayacağını, satıp satmayacağını veya elinde tutup tutmayacağını doğru bir şekilde tahmin edebildi. Yazarlar, bu %71'lik rakamın muhtemelen muhafazakar bir tahmin olduğunu ve daha sık verilere ve daha uzun fon geçmişlerine erişimin tahmin edilebilirliği daha da artırabileceğini belirtiyor.
Tahmin Edilebilir İşlemler Düşük Performans ve Ücret Baskısı Sinyali Veriyor
Çalışmanın varlık yönetimi endüstrisi için en zarar verici bulgusu, tahmin edilebilir işlemlerin ortalama olarak tahmin edilemeyenlerden daha kötü performans göstermesidir. Bu, yatırımcıların yalnızca bir algoritmanın düşük maliyetle kolayca kopyalayabileceği stratejiler için aktif yönetim ücretleri ödemekle kalmadığını, aynı zamanda düşük performans için de ödeme yaptıklarını gösteriyor. Bu çıkarım, yatırım fonu endüstrisinin ücret yapısını doğrudan sorgulatıyor. Bu yapay zeka modelleri daha erişilebilir hale geldikçe, yüksek oranda tahmin edilebilir, mekanik stratejilere sahip fonların yöneticileri, ücretlerini ve istihdamlarını haklı çıkarmakta giderek daha fazla zorlanacaklardır.
Yönetici Sahipliği, Daha Az Tahmin Edilebilir Stratejilerle Korelasyon Gösteriyor
Araştırma, potansiyel olarak üstün fonları belirlemek isteyen yatırımcılar için net göstergeler sunmaktadır. Bir fon yöneticisinin işlemleri, görev süresi uzadıkça ve çok sayıda fon veya stratejiyi yönetirken daha tahmin edilebilir hale gelir; bu durum, rehavet veya odak eksikliği anlamına gelebilir. Buna karşılık, yöneticinin önemli bir kişisel sahiplik payına sahip olduğu veya 'riske girdiği' fonlar, daha az tahmin edilebilir işlem modelleri sergiler. Bu daha az tahmin edilebilir fonlar aynı zamanda büyüme hisselerine ve yüksek Ar-Ge harcaması olan firmalara yatırım yapma eğilimindeyken, tahmin edilebilir fonlar değer hisselerini ve yüksek temettü ödeyen şirketleri tercih etmektedir. Bu, yatırımcıların değer pozisyonu için düşük maliyetli endeks fonlarını kullanabileceğini, büyüme tahsisleri için ise yüksek kişisel inanca sahip aktif yöneticileri aramaları gerektiğini gösteriyor.