Amerika Birleşik Devletleri, dünya petrol ticaretinin beşte birinden fazlasını gerçekleştiren su yolunun İran tarafından fiilen kapatılmasına doğrudan bir meydan okuma olarak, tarafsız ticari gemilere Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaparken eşlik etmeye hazırlanıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Pazar günü Fox News'a yaptığı açıklamada, "Önceki günlük petrol gelirlerine kıyasla çok küçük bir miktar olan 1,3 milyon dolardan daha az geçiş ücreti aldıklarını düşünüyoruz" dedi. Bessent, İran'ın petrol stoklarının hızla dolduğunu ve "önümüzdeki hafta içinde kuyuları kapatmaya başlamak zorunda kalacaklarını düşünüyoruz" diye ekledi.
Başkan Donald Trump'ın Pazar günü sosyal medya üzerinden duyurduğu ve Pazartesi günü başlaması planlanan "Özgürlük Projesi", deniz taşımacılığına yönelik haftalarca süren artan saldırıların ve ABD-İran çatışmasındaki kırılgan ateşkesin ardından geldi. Operasyonun duyurulması piyasaları şimdiden etkiledi; İran riyali ABD doları karşısında 1.840.000 ile yeni bir düşük seviyeye gerilerken, petrol piyasaları potansiyel bir çatışmaya hazırlanıyor.
Girişim, Tahran için keskin bir stratejik ikilem yaratıyor. ABD eşliğindeki konvoyların meydan okunmadan geçmesine izin vermek, İran'ın çatışmalar başladığından beri elinde tuttuğu birincil kozu aşındıracaktır. Ancak, refakatçilere müdahale etmek, ABD ve müttefiklerinin askeri operasyonlara yeniden başlaması için açık bir bahane sağlayacaktır; Trump, herhangi bir müdahalenin "maalesef zorla ele alınması gerekeceği" uyarısında bulunarak bu olasılığa atıfta bulundu.
Kritik Bir Boğazda Stratejik Tuzak
İran, 13 Nisan'dan bu yana 49 ticari gemiyi geri çeviren ve hayati petrol gelirlerini kesen ABD deniz ablukasına karşı koymak için Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kullandı. Tahran, uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan seyrüsefer serbestisine meydan okuyarak, bağlı olmayan gemilerden geçiş ücreti talep ederek boğazı kontrol ettiğini ileri sürdü. İran Cumhurbaşkanı'nın danışmanı Yousef Pezeshkian, her iki tarafın da çatışmayı kazandığını düşündüğünü ve geri adım atmaya niyetli olmadığını belirtti.
ABD, Özgürlük Projesi'ni, gemileri ve mürettebatı yiyecek ve malzeme sıkıntısı çeken "tarafsız ve masum" ülkeler için insani bir jest olarak çerçeveliyor. Ancak bu aynı zamanda çıkmazı kırmak için hesaplanmış bir harekettir. ABD'nin Basra Körfezi'nde en son kapsamlı refakat operasyonlarına giriştiği 1987-88 "Tanker Savaşı", nihayetinde ABD ordusunu İran güçleriyle doğrudan, ancak sınırlı bir çatışmaya çekmişti.
Ekonomik Baskı Artıyor
ABD baskı kampanyası, İran ekonomisi üzerinde istenen etkiyi yaratıyor gibi görünüyor. ABD deniz ablukası Tahran'ı işleyişi için ihtiyaç duyduğu petrol gelirinden mahrum bırakırken, Hazine Bakanı İran'ın petrol depolama kapasitesinin dolmak üzere olduğunu belirtti. Riyal, Aralık ayındaki dolar karşısında 1,3 milyon seviyesinden bugün 1,8 milyonun üzerine çökerek enflasyonu körükledi ve fabrikaların işçi sözleşmelerini yenileyememesi nedeniyle önemli iş kayıpları rapor edildi.
Trump, İran ile "çok olumlu görüşmelerin" ayrı ayrı devam ettiğini belirtse de, Özgürlük Projesi'nin başlatılması riskleri önemli ölçüde artırıyor. Tahran şimdi boğazda ABD'nin kararlılığını test edip etmemeye ya da en güçlü pazarlık kozunun etkisiz hale getirilmesini izleyip izlememeye karar vermeli. Bu karar, küresel ekonomi için acil sonuçlar doğuracak; herhangi bir yanlış hesaplama petrol fiyatlarını keskin bir şekilde yükseltme ve bölgeyi daha geniş bir çatışmaya sürükleme tehdidi taşıyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.