Başkan Donald Trump'ın Pakistan'daki kritik görüşmeyi aniden iptal etmesi ve tırmanan ekonomik çatışmada ABD'nin "tüm kozları" elinde tuttuğunu ilan etmesiyle kırılgan ABD-İran diplomatik süreci kaosa sürüklendi.
Trump yönetimi, 25 Nisan'da Pakistan'a yapılması planlanan diplomatik misyonu iptal ederek ve şu ana kadar 37 gemiyi yönlendiren deniz ablukasını sıkılaştırarak İran üzerindeki ekonomik baskı kampanyasını tırmandırdı; oysa Washington müzakere kapısının kendi şartları dahilinde açık olduğunu iddia ediyordu. Özel elçi Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın ziyaretini suya düşüren bu hamle, küresel enerji fiyatları üzerinde önemli etkileri olan gergin bekleyişe yeni bir dalgalanma getirdi.
Başkan Trump, Fox News'a verdiği demeçte, "Az önce adamlarıma söyledim, gitmeye hazırlanıyorlardı ve 'Hayır, oraya gitmek için 18 saatlik bir uçuş yapmayacaksınız' dedim" dedi ve ekledi: "Bizi istedikleri zaman arayabilirler."
İptal kararı, ABD Donanması'nın Cuma günü "Ekonomik Öfke" kampanyası kapsamında yaptırım uygulanan 19 gemiden biri olan M/V Sevan'ı durdurması ve Hazine Bakanlığı'nın İran bağlantılı 344 milyon dolarlık kripto parayı dondurmasıyla aynı zamana denk geldi. Buna yanıt olarak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran'ın "zoraki müzakerelere" girmeyeceğini belirtti ve herhangi bir diyalog başlamadan önce ablukanın sona ermesini talep etti.
Diplomatik kopuş, dünya petrolünün %21'i için bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki ABD deniz ablukasının artık birincil baskı aracı haline gelmesiyle küresel petrol arzını riske atıyor. İran ve Rusya'ya yönelik petrol muafiyetlerinin de sona ermesiyle birlikte, yönetimin yaptırımlara yönelik "gelişigüzel" yaklaşımı, yaza girerken enerji piyasaları için ciddi bir belirsizlik yaratıyor.
Sözlerin ve Gemilerin Savaşı
Başkan Trump, iptali İran liderliği içindeki "muazzam iç çekişme ve kafa karışıklığına" bağladı; bu iddia, ekonomik ve askeri baskıya psikolojik bir boyut ekliyor. Trump sosyal medyada, "Onlar da dahil olmak üzere kimse kimin sorumlu olduğunu bilmiyor" diye yazdı. Ayrıca, seyahati iptal etme kararından dakikalar sonra İran'ın "çok daha iyi" bir teklif sunduğunu ancak bunu "yetersiz" bularak reddettiğini iddia etti.
ABD'nin baskı kampanyası çok yönlüdür. Nisan başındaki ateşkesten sonra başlayan deniz ablukası, ABD Donanması'nın 37 gemiyi yönlendirdiğini ve kurallara uymayan 3 gemiye el koyduğunu gördü. Bu eylem doğrudan İran'ın ana ekonomik damarlarını tıkıyor. Hazine Bakanlığı tarafından "Ekonomik Öfke" olarak adlandırılan son yaptırım dalgası, İran'ın propan ve bütan ihraç etme kabiliyetini felç etmeyi ve onu uluslararası pazarlardan daha da izole etmeyi amaçlıyor.
Tahran'ın Yanıtı
Tahran'ın perspektifinden bakıldığında, ABD'nin eylemleri diplomasinin önündeki temel engeldir. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın görüşmelerden önce ablukanın kaldırılması talebi Washington için kabul edilemez bir durumdur ve klasik bir diplomatik çıkmaz yaratmaktadır. Arabulucularla görüşmek üzere Pakistan'da bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, herhangi bir ABD'li yetkiliyle görüşmeden Umman'a hareket etti ve "ABD'nin diplomasi konusunda gerçekten ciddi olup olmadığını görmek için" beklediğini belirtti.
Durum her iki taraf için de yüksek riskli bir kumar. Sadece üç ay önce ekonomik koşullar nedeniyle önemli iç karışıklıklarla karşı karşıya kalan İran hükümeti, şimdi çatışmayı milliyetçi duyguları toplamak için kullanıyor. Tahran, ara seçimler yaklaşırken kendi iç baskılarıyla karşı karşıya olan Başkan Trump'ın sonunda bir anlaşma arayışına gireceğini hesaplıyor olabilir.
Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun en son 2019'da bu kadar yükseldiği dönemde petrol fiyatları tek bir günde %10'dan fazla artmıştı. Piyasa tepkisi bu kez daha sınırlı olsa da, yönetimin yaptırımlar ve diplomasi konusundaki öngörülemez zikzakları yatırımcıları ve müttefikleri tedirgin ediyor. Başkan Trump'ın da açıkça belirttiği gibi, bir sonraki hamle Tahran'a bağlı.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.