ABD ile İran arasındaki gerilimli yıpratma savaşı, Batı Asya'da yeni bir çatışma riskini beraberinde getiriyor; zira ABD'nin deniz ablukası ve Tahran'ın kritik Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü küresel ticareti boğarken diplomatik çabaları çıkmaza sokuyor.
Bölgesel bir yetkili Reuters'a verdiği demeçte, "Yeni bir ABD-İsrail saldırısı olasılığının her geçen gün arttığı bir yıpratma savaşının içindeyiz" diyerek yanlış hesaplama risklerinin arttığına dikkat çekti.
Bu açmaz, küresel petrol ticaretinin yaklaşık %25'ini taşıyan bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen tıkamış durumda ve bu da önemli arz kesintilerine yol açıyor. Baskılara yanıt olarak ABD Başkanı Donald Trump, bir anlaşma için "saatin işlediğini" belirterek İran'a sert bir uyarıda bulundu. Bu sırada Fransa Savunma Bakan Yardımcısı Alice Rufo, Pazartesi günü yaptığı açıklamada "sözlü gerilimin" sona erdirilmesi çağrısında bulunarak, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle'ün "bağımsız durumsal değerlendirme kabiliyetleri" sağlamak üzere bölgede olduğunu teyit etti.
Küresel ticari petrol stoklarının sadece haftalarca yetecek seviyeye indiği bildirilirken, ekonomik riskler oldukça büyük. Anlaşmazlığın temelinde, ABD'nin İran'ın uranyum zenginleştirmesini 20 yıl durdurması talebi ile Tahran'ın nükleer programı ve Hürmüz üzerindeki kontrolünün ulusal güvenliğinin müzakere edilemez temelleri olduğu konusundaki ısrarı arasındaki uçurum yatıyor; bu da diplomatik bir atılımı zorlaştırıyor.
### Diplomatik Çıkmaz
Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşme turları şu ana kadar bir sonuç vermedi. Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın uranyum zenginleştirmesini yirmi yıl boyunca durdurmasını ve tüm stoklarını ABD'ye göndermesini talep ediyor. Tahran ise buna karşılık askeri saldırıların sona ermesini, güvenlik garantilerini, savaş tazminatlarını ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin resmen tanınmasını istiyor; Washington bu şartları kesin bir dille reddetti.
Uluslararası Kriz Grubu'ndan Ali Vaez, "Her iki taraf da zamanın kendi lehine işlediğine ve üstünlüğün kendisinde olduğuna inanıyor ve tam da bu algı bir anlaşmayı imkansız kılıyor" dedi. Bu dinamik, dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından birinde tehlikeli bir dayanıklılık savaşı yarattı.
ABD'li yetkililer taviz koparmak için daha fazla askeri eylem sinyali verse de bazı analistler şüpheci yaklaşıyor. İsrail Savunma İstihbaratı'nın eski İran masası şefi olan ve şu anda İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nde görev yapan Danny Citrinowicz, "Bu teoride büyük bir sorun var: Bunu daha önce defalarca test ettik ve İran teslim olmadı" dedi. Baskıyı abartmanın ve Tahran'ın direncini küçümsemenin, zorlamanın beklenen teslimiyeti sağlamadığı başka bir çatışma riskini artırdığını savunuyor.
### Ekonomik Yansımalar ve Bölgesel Gerilimler
Ekonomik sonuçlar giderek ağırlaşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Pazartesi günü küresel ticari petrol stoklarının hızla tükendiği konusunda uyardı. Etkiyi hafifletmek için ABD Hazinesi, denizde mahsur kalan Rus petrol kargolarına erişime izin veren genel lisansın 30 gün uzatıldığını duyurdu; ancak yetkililer bu önlemin yerli benzin fiyatlarını düşürmede sınırlı bir etki yarattığını kabul ediyor.
Çatışmanın dalga etkileri bölge genelinde hissediliyor. İsrail, Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürürken, Lübnan Sağlık Bakanlığı Mart başından bu yana 3.000'den fazla can kaybı bildirdi. Bu sırada İran, Hürmüz Boğazı'nı yönetmek üzere Basra Körfezi Boğazı Otoritesi adında yeni bir birim kurdu ve izinsiz geçişlerin "yasa dışı" sayılacağı uyarısında bulundu. Bu adım, Devrim Muhafızları bağlantılı medyanın boğazdaki denizaltı internet kablolarından ücret alınması yönündeki önerileriyle birlikte, İran'ın stratejik su yolu üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırma niyetini gösteriyor.
Meydan okuyan tavrına rağmen, İran'daki kaynaklar Tahran'ın uzun süreli bir "ne savaş ne barış" senaryosu istemediğini öne sürüyor. Ülke, kilit endüstrilerdeki grevlerin zaten yıpranmış ekonomiyi daha da sarsmasıyla artan enflasyon ve işsizlikle boğuşuyor. İran'ın, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz'ün kendi denetimi altında yeniden açılması için ön bir anlaşma arayışında olduğu bildiriliyor; ancak Washington savaşın sona erdirilmesinin daha sonraki görüşmelere bırakılması gerektiğinde ısrar ediyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.