Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs'ta OPEC ve OPEC+ ittifakından çekilecek; bu çarpıcı hamle, tarihi bir enerji şoku ve artan jeopolitik kargaşanın ortasında Suudi liderliğindeki üretici grubuna ağır bir darbe indirecek. Haberlerin ardından Brent petrol %1,1 düşüşle varil başına 103,90 dolara gerilerken, WTI %1,2 düşüşle 99,39 dolara indi.
BAE Devlet Başkanı'nın kıdemli diplomatik danışmanı Enver Garkaş Dubai'deki bir forumda, İran saldırılarına karşı destek eksikliğini eleştirerek, "Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri lojistik olarak birbirlerini desteklediler ancak siyasi ve askeri olarak pozisyonlarının tarihsel olarak en zayıf noktada olduğunu düşünüyorum" dedi.
Ayrılık, onlarca yıllık politika koordinasyonunu parçalıyor ve ittifak içindeki yoğun bir gerilim dönemini takip ediyor. Körfez üreticileri, İran saldırıları nedeniyle dünya enerjisinin beşte biri için bir darboğaz olan Hürmüz Boğazı üzerinden ihracat yapmakta zorlanıyor. Ortaya çıkan arz şoku Körfez ekonomilerini sarsıyor; S&P Global Market Intelligence, 2026 yılı için Katar'da %6,0 ve Kuveyt'te %4,4 oranında daralma öngörüyor.
BAE'nin ayrılışı, Körfez üreticilerinin birleşik cephesini bozarak OPEC'in küresel petrol arzını yönetme kabiliyetini potansiyel olarak zayıflatıyor ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yüksek petrol fiyatlarına karşı yürüttüğü kampanya için bir zafer teşkil ediyor. Bu durum petrol diplomasisinin geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor ve ulusal petrol şirketleri arasında yeni bir rekabet çağını tetikleyerek enerji piyasalarına önemli bir dalgalanma getirebilir.
Ekonomik Sarsıntı Körfez Genelinde Yayılıyor
Karar, İran, İsrail ve ABD arasındaki savaş nedeniyle halihazırda sarsılan Körfez ekonomilerinde yankı buluyor. Reuters'ın ekonomistlerle yaptığı anket, bölge için talihin keskin bir şekilde tersine döndüğünü gösteriyor. Daha önce büyümesi beklenen Katar, Kuveyt ve Bahreyn'in bu yıl sırasıyla %6,0, %4,4 ve %2,9 oranında küçülmesi bekleniyor. BAE'nin kendi büyümesinin ise duraklaması öngörülüyor; bu, sadece üç ay önce tahmin edilen %5,0'lık genişlemeden sert bir düşüş anlamına geliyor.
S&P Global Market Intelligence MENA ekonomi müdürü Ralf Wiegert, "Savaş öncesi büyüme yoluna basit bir dönüş beklemiyoruz. Hasarlı varlıkları yeniden inşa etmek ve tedarik zincirlerini yeniden kurmak 2026'nın tüm ikinci yarısını alacaktır" dedi.
Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı Suudi Arabistan bile muaf değil. Ankete göre, ülkenin büyüme tahmini %4,3'ten %2,6'ya indirildi. Petrol dışı ekonomideki, özellikle turizm ve perakendedeki aksama, hızla çeşitlenmekte olan uluslar için ikinci bir şok dalgasını temsil ediyor.
Jeopolitik Bir Yeniden Hizalanma
BAE'nin çekilmesi ekonomik olduğu kadar siyasi bir beyan niteliği taşıyor. On yıllardır OPEC'i yöneten Suudi egemenliğindeki konsensüsten bir sapmaya işaret ediyor. Enver Garkaş'ın kamuoyuna açık eleştirileri, Körfez İşbirliği Konseyi'nin üye devletleri İran saldırganlığından koruma konusundaki algılanan eylemsizliği nedeniyle BAE içindeki derin hayal kırıklığına işaret ediyor.
Bu hamle BAE'yi ABD çıkarlarıyla daha yakından hizalıyor; bu, Washington'un en önemli bölgesel müttefiklerinden biri için önemli bir değişim. Başkan Trump, OPEC'i defalarca "dünyanın geri kalanını soymakla" suçlamış ve ABD'nin Körfez'e askeri desteğini petrol fiyatlarına bağlamıştı. BAE'nin ayrılışı, ABD'nin daha düşük küresel enerji maliyetleri arayışında elini güçlendirebilir.
OPEC için üçüncü büyük üreticisini kaybetmek ağır bir darbedir. Bu durum, benzeri görülmemiş bir piyasa baskısı döneminde kargaşa yaratıyor ve grubun nüfuzunu zayıflatıyor. Ayrılış, üretim kotaları veya jeopolitik anlaşmazlıklar konusunda şikayetleri olan diğer üyeleri cesaretlendirebilir ve kartelin uzun vadeli sürdürülebilirliğini tehdit edebilir.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.