Başkan Trump ile dini sağ kesim arasındaki uçurum, tartışmalı bir sosyal medya paylaşımının ardından derinleşerek ara seçimler öncesinde yeni bir siyasi risk oluşturuyor.
Geri
Başkan Trump ile dini sağ kesim arasındaki uçurum, tartışmalı bir sosyal medya paylaşımının ardından derinleşerek ara seçimler öncesinde yeni bir siyasi risk oluşturuyor.

Başkan Donald Trump’ın Papa 14. Leo’ya yönelik saldırıları ve kendisini İsa benzeri bir figür olarak betimleyen yapay zeka üretimi bir görsel paylaşması, kendi dini destekçileri arasında sert eleştirilere yol açarak ara seçimlere aylar kala ciddi bir siyasi zorluk yarattı. Önde gelen Evanjelik ve Katolik liderlerin paylaşımı “küfür” olarak nitelendirdiği bu olay, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana kritik dini tabanıyla arasındaki en büyük halka açık kopuşu temsil ediyor.
Cumhuriyetçi Ulusal Komite Gençlik Danışma Konseyi eski başkanı Brilyn Hollyhand, bir sosyal medya paylaşımında “Bu iğrenç bir küfürdür,” dedi. “İnanç bir dekor değildir. Geçmişteki başarılarınız zaten ortadayken kendinizi bir kurtarıcı gibi göstermenize gerek yok.”
Tartışma 12 Nisan Pazar günü, Trump’ın Truth Social hesabında Papa Leo’yu “Suça karşı ZAYIF ve dış politikada korkunç” olarak nitelendiren uzun bir mesajın ardından görseli paylaşmasıyla başladı. 12 saatten fazla süren tepkilerin ardından silinen görselde Trump, cüppeler içinde hasta bir adama elini uzatırken görülüyordu. Trump daha sonra gazetecilere, görselin kendisini “insanları iyileştiren bir doktor olarak” betimlediğine inandığını söyledi. İlk Amerikalı Papa’yı hedef alan ve dini imgeleri sahiplenen bu ikili paylaşım, siyasi koalisyonunun kilit parçası olan muhafazakarlardan nadir ve halka açık bir kınama gelmesine neden oldu. Pew Araştırma Merkezi'nin 2026 başındaki verilerine göre %69 onay oranıyla beyaz Evanjelik Protestanlar, Trump’ın en güçlü destekçileri arasında yer alıyor.
Bu çatışma, Cumhuriyetçilerin ara seçimler için güvendiği bir seçmen bloğunu uzaklaştırma riski taşıyor. Pew Araştırma Servisi’ne göre Trump, 2024 seçimlerinde Katolik oylarının %55’ini aldı; bu kesim başa baş giden yarışlarda belirleyici olabilir. Trump yanlısı "Catholics for Catholics" grubunun CEO’su John Yep gibi isimlerin “üzüntü ve hüsran” olarak tanımladığı açık eleştiriler, öfkenin derinliğini gösteriyor. Olay, Trump’ın söylemlerinin tabanının sadakatini test ettiği geçmiş anları anımsatsa da, Papa ile doğrudan yüzleşme ve kutsal imgelerin kullanımı birçok kişi için yeni bir sınırın aşıldığını gösteriyor.
Çatışmanın kökeninde, Vatikan’ın ABD ve İsrail’in İran ile savaşına yönelik açık muhalefeti yatıyor. Papa Leo, “İsa, savaşı reddeden barış kralıdır” diyerek savaşı ve Trump’ın söylemlerini kınadı. Buna karşılık Trump, papanın karakterine ve politika duruşuna defalarca saldırdı; bu hamle bazı siyasi gözlemcileri şaşırttı. Muhafazakar yazar Rod Dreher, “Bir siyasetçinin Papa ile takışmasının hiçbir avantajı yoktur,” dedi.
İnanç ve Özgürlük Koalisyonu kurucusu Ralph Reed gibi bazı müttefikler, Trump’ın tartışmaları gölgede bırakacak kadar “derin bir takdir ve sadakat rezervi” kazandığına inansa da diğerleri o kadar emin değil. Daily Wire yazarlarından eski Cumhuriyetçi kongre üyelerine kadar geniş bir yelpazedeki muhafazakar dini figürlerin kamuoyuna yansıyan kınamaları, siyasi hasarın daha kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Papa Leo, “savaşa karşı yüksek sesle konuşma” sözüyle 11 günlük Afrika turuna devam ederken, Washington ile Vatikan arasındaki uçurumun daha da açılması bekleniyor; bu durum Trump’ı, bugüne kadar son derece sadık kalan bir seçmen tabanıyla bu krizden çıkış yolu aramaya zorluyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.