Pekin'deki kritik zirve, Başkan Trump'ın işlemsel pazarlıkçılığı ile Başkan Xi'nin stratejik hedeflerini karşı karşıya getirirken, Tayvan ve teknoloji kontrolü ana çatışma alanları oldu.
Pekin'deki kritik zirve, Başkan Trump'ın işlemsel pazarlıkçılığı ile Başkan Xi'nin stratejik hedeflerini karşı karşıya getirirken, Tayvan ve teknoloji kontrolü ana çatışma alanları oldu.

Başkan Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Pekin'de Xi'nin Tayvan konusunda sert bir uyarıda bulunduğu gergin bir zirveyi tamamladı; toplantıya sadece birkaç gün önce ABD'nin Çin bağlantılı 2,5 milyar dolarlık Nvidia çip kaçakçılığı operasyonunu çökertmesi gölge düşürdü. İlişkileri istikrara kavuşturmayı amaçlayan görüşmeler, bunun yerine Washington'un ekonomik odaklı yaklaşımı ile Pekin'in stratejik ve güvenlik merkezli gündemi arasındaki büyüyen uçurumu ortaya koydu.
GLOBSEC düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı olan Bryce Barros, Newsweek'e yaptığı açıklamada, "Xi'nin sözlerinde Trump ve ekibinin henüz tam olarak yakalayamadığı bir samimiyet ve ciddiyet var gibi görünüyor. 'Tayvan meselesini' doğrudan Trump'ın gündemine getirmek bu özgüveni pekiştiriyor. Bu durum aynı zamanda ABD tarafının Xi'nin sert tutumuna ne kadar hazırlıklı olduğu konusundaki endişeleri de artırıyor" dedi.
Zirveden çok az somut anlaşma çıktı; ABD tarafından yapılan kısa açıklamada ticaret, pazar erişimi ve Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasına yönelik ortak ilgi vurgulandı. Toplantı, ABD üretici fiyatlarının yıllık bazda %6,0 artarak 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydettiği ve geçen hafta onaylanan yeni Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh için ekonomik tabloyu zorlaştırdığı bir dönemde gerçekleşti.
Temel çatışma çözülmeden kalıyor: Trump, içerdeki ekonomik kaygıları yatıştırmak için ara seçim yılında manşetlere çıkacak anlaşmalar peşinde koşarken, Xi Çin'in kritik mineraller üzerindeki kontrolünü ve İran üzerindeki etkisini uzun vadeli stratejik hedefleri güvence altına almak için kullanıyor. Bir sonraki kırılma noktası, Trump'ın Kongre onaylı 14 milyar dolarlık Tayvan silah paketini ertelemeye devam edip etmeyeceği olacak ki bu Pekin'in temel taleplerinden biri.
Zirvenin arka planı, ABD federal savcılarının Çin'e yasa dışı yollarla 2,5 milyar dolarlık Nvidia AI sunucusu ihraç etmeye yönelik bir şebekeye karşı suçlamaları duyurmasıyla zehirlendi. ABD'nin teknoloji ihracat kontrolü ihlallerine yönelik baskılarını artıran bu dava, yapay zekaya hükmetme konusundaki yoğun rekabetin altını çiziyor. Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın Trump'ın iş delegasyonuna son dakikada eklenmesi, teknoloji gerilimine olan ilgiyi daha da artırdı.
ABD, gelişmiş yarı iletkenlere erişimi kısıtlayarak Çin'in yapay zeka emellerini sekteye uğratmaya çalışıyor. Buna karşılık Pekin, yüksek teknoloji üretimi için kritik olan nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyetini kullanarak geçen yıl Trump yönetimini gümrük vergisi tehditlerinden geri adım atmaya zorlamıştı. Trump, bazı ikinci sınıf Nvidia çiplerinin satışına izin vermiş olsa da Xi, kısıtlamaların daha da azaltılması için baskı yapıyor.
Trump, Pekin'e Tesla, Apple ve Boeing gibi devlerin CEO'larından oluşan bir delegasyon için ticari sözleşmeler güvence altına alma odaklı gelirken, Xi'nin öncelikli hedefi güvenlikti. Çin Dışişleri Bakanlığı'na göre Xi, Tayvan meselesini ilişkideki "en önemli mesele" olarak nitelendirdi ve bu konudaki hatalı adımların "çatışmalara ve hatta savaşlara" yol açabileceği konusunda uyardı.
Xi, Trump'a ABD politikasını revize etmesi ve Washington'un uzun süredir devam eden stratejik belirsizlik politikasından önemli bir sapma ile "Tayvan Çin'in bir parçasıdır" ifadesini açıkça belirtmesi için baskı yapıyor. Xi konuşmasında, Çin gibi yükselen bir güç ile ABD gibi yerleşik bir gücün savaşa mahkum olduğunu savunan "Thukydides Tuzağı" teorisi hakkında uyarıda bulundu. Trump ise aksine Xi ile olan kişisel ilişkisine odaklanarak "dostunuz olmak bir onurdur" dedi.
Zirve, Pekin'in ilişkiyi stratejik bir çerçeveye oturtması ile Washington'un daha işlemsel yaklaşımı arasındaki açılan makası gösterdi. Trump, Çin'in Amerikan tarım ürünlerini satın alacağına dair bazı sözler alabilmiş olsa da üretici fiyatlarında %6,0'lık bir artışla boğuşan bir ABD ekonomisine ve politika yönü belirsiz yeni bir Fed başkanına geri dönüyor. Büyük bir uzlaşmanın sağlanamaması, iki güç arasındaki teknolojik ve jeopolitik rekabetin daha da yoğunlaşacağını gösteriyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.