ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin, Çarşamba günü gerçekleştirdikleri 1,5 saatlik telefon görüşmesinde hem Ukrayna hem de İran'daki çatışmaların gerilimini azaltmanın yollarını aradılar. Görüşmede Rusya'nın İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını yönetmeye yardım etme teklifi ve Ukrayna'da potansiyel bir ateşkes tartışıldı.
Trump, görüşmenin ardından Oval Ofis'te CNN'e verdiği demeçte, "Yardımcı olmak istiyor. Bana uranyum zenginleştirme süreciyle ilgilenmek istediğini söyledi. Bunu elde etmemize yardımcı olabilir," dedi.
Tartışma, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İran savaşının Brent petrolünü varil başına 120 dolara yaklaştırdığı ve İran parlamento başkanının "bir sonraki durağın" 140 dolar olduğuyla alay ettiği bir dönemde gerçekleşti. Kremlin, "samimi ve profesyonel" görüşmenin İran ateşkesini kapsadığını teyit ederken, Trump hem İran hem de Ukrayna'daki savaşların "benzer bir takvimde" sona erebileceğini belirtti.
Bu üst düzey görüşme, küresel ekonomiyi zorlayan iki çatışmaya yeni bir dinamik kazandırıyor. Putin'in uranyum konusundaki teklifi, Moskova'nın 2015 nükleer anlaşmasındaki rolünü hatırlatarak potansiyel bir diplomatik çıkış yolu sunarken, Ukrayna'daki olası bir ateşkes 2022'den bu yana piyasaları etkisi altına alan riskten kaçınma durumunu hafifletebilir.
Trump'ın çoğunlukla "Ukrayna hakkında" olduğunu söylediği görüşme, Putin'in Rusya'nın 9 Mayıs Zafer Bayramı'na denk gelecek bir ateşkes önerisini de içeriyordu. Trump, kısa vadeli bir ateşkes önerdiğini ve Putin'in bu fikri kabul "edebileceğini" düşündüğünü söyledi. Ancak ABD Başkanı, Rusya konusundaki önceliğinin Ukrayna çatışmasını bitirmek olduğunu belirterek Putin'e, "Bana yardım etmeden önce, senin savaşını bitirmek istiyorum," dedi.
Görüşme, Orta Doğu'daki kırılgan bir ateşkes ortamında gerçekleşti. ABD ve İsrail, iki ayı aşkın süredir İran ile çatışma halinde ve bu durum, ABD Merkez Komutanlığı'na (CENTCOM) göre 42 ticari geminin rotasını değiştirmesine ve Tahran'ın tahmini 6 milyar dolarlık petrol gelirinin kesilmesine neden olan bir ABD deniz ablukasına yol açtı. Buna karşılık İran, dünya petrol arzının beşte birinin geçtiği bir boğaz olan Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği engelleyerek küresel enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.
Trump, İran nükleer programından vazgeçmeyi kabul edene kadar ablukanın kaldırılmayacağını yineledi. Trump, Axios'a verdiği demeçte, "Nükleer silahları olamaz," diyerek İran'ın "besili bir domuz gibi boğulduğunu" sözlerine ekledi.
ABD Başkanı ayrıca enerji sektöründeki bir diğer önemli gelişmeye de değinerek Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten ayrılma kararını desteklediğini ifade etti. Harvard Üniversitesi Belfer Merkezi'nden araştırmacı Tareq Alotaiba'ya göre bu hamle, BAE'ye petrol üretim kapasitesini kartelin kotalarının ötesine çıkarma konusunda "esneklik" sağlıyor.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.