Eski CIA Direktörü David Petraeus, ABD ordusunun Körfez'deki son başarısının, Ukrayna'da modern savaşın gerçek derslerinden tehlikeli bir uzaklaşma olduğunu savunuyor.
Eski ABD Ordusu Generali ve CIA Direktörü David H. Petraeus'a göre, Amerikan ordusunun İran destekli güçlere karşı sergilediği etkileyici performans bir teselli kaynağı değil, bir endişe kaynağı olmalıdır. Yakın tarihli bir analizinde, Ukrayna'daki çatışmanın modern savaş için çok daha zorlu bir laboratuvar olduğunu ve ABD'nin görmezden gelmesi durumunda tehlikeye gireceği kritik dersler sunduğunu öne sürüyor.
Argümanının temel temasını vurgulayan Petraeus, "Gelecek, az sayıda zarif (ve giderek daha savunmasız) sistemlerde değil, çok sayıda uygun fiyatlı insansız platformda yatıyor," diye yazdı. ABD kuvvetlerinin olağanüstü beceri göstermesine rağmen, Doğu Avrupa'daki çekişmeli savaş alanlarının tam aksine, Körfez'in nispeten izin verici koşullarında faaliyet gösterdiklerini öne sürüyor.
Ukrayna'daki savaş; uzaktan kumandalı sistemlerin, yaygın elektronik savaşın ve her iki tarafın amansız adaptasyonunun karmaşık etkileşimini sergiliyor. Ukrayna, geleneksel bir donanmaya sahip olmamasına rağmen, Rusya'nın Karadeniz Filosunun önemli bir kısmını etkisiz hale getirmek için ucuz deniz dronlarını kullandı. Bu, geleneksel deniz gücünün ucuz, çok sayıda ve çevik insansız sistemler tarafından zorlanabileceğini gösteriyor.
Petraeus, bu yeni gerçekliğin ABD askeri stratejisinin ve tedarik süreçlerinin temelden yeniden düşünülmesini gerektirdiğini savunuyor. Temel çıkarım, Ukrayna'dan alınan derslerin, başarının zarif platformlardan ziyade kütle, dayanıklılık ve sürekli inovasyona bağlı olduğu, daha çekişmeli ve yüksek teknolojili bir geleceğe hazırlanmak için bir aciliyet duygusu aşılaması gerektiğidir.
Ukrayna'dan Alınacak 3 Ders
Petraeus, geleneksel Batı askeri doktriniyle tam bir tezat oluşturan, çatışmadan ortaya çıkan üç ana dersin ana hatlarını çiziyor.
Birincisi, kütle önemlidir. Ukrayna, ABD'nin karşılamaya hazır olmadığı bir üretim ölçeğinde, yılda milyonlarca insansız sistemi üretme ve konuşlandırma yolunda ilerliyor. Bu endüstriyel ölçekteki savaş, az sayıdaki son derece gelişmiş ve giderek daha savunmasız hale gelen eski sistemler yerine uygun fiyatlı, değiştirilebilir dronları tercih ediyor.
İkincisi, adaptasyon hızı her şeyden önemlidir. Ukraynalı dron üreticileri, askeri taktiklerin de aynı hızla gelişmesiyle birlikte, yazılımları haftalık, donanımları ise birkaç haftada bir güncellediklerini bildiriyor. Bu hızlı yineleme döngüsü, geleneksel ve bürokratik Batı tedarik sistemlerinin desteklemekte zorlandığı bir durumdur ve onları uzun süreli bir çatışmada önemli bir dezavantaja sokabilir.
Üçüncüsü, çekişmeli ortamlarda dayanıklılık esastır. GPS ve iletişimin sürekli karıştırıldığı Ukrayna'daki yoğun elektronik savaş, sürekli insan kontrolü olmadan çalışabilen otonom sistemlerin hızla geliştirilmesine neden oluyor. İletişim bağlantıları olmadan saldırıları koordine edebilen bu yapay zeka destekli dron sürüleri, en gelişmiş hava savunma sistemleri için bile çok daha büyük bir zorluk teşkil edecektir.
Petraeus, Amerikan kuvvetlerinin Körfez'deki performansının güven aşılaması gerektiğini, ancak Ukrayna'daki derslerin aciliyet aşılaması gerektiğini belirterek sözlerini tamamlıyor. ABD ordusunun, geleceğin en zorlu senaryolarına hazır olmak için savaş kavramları, organizasyon ve tedarik süreçlerinde hızlı ve kapsamlı bir değişime ihtiyacı var.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.