Trump yönetimi ile İran'ın 14 maddelik çerçeve barış anlaşması imzalamasının ardından petrol fiyatları üç ayın en düşük seviyesine gerileyerek Amerikalı tüketiciler için enflasyon görünümünü yeniden şekillendirdi.
Trump yönetimi ile İran'ın 14 maddelik çerçeve barış anlaşması imzalamasının ardından petrol fiyatları üç ayın en düşük seviyesine gerileyerek Amerikalı tüketiciler için enflasyon görünümünü yeniden şekillendirdi.

Trump yönetimi ile İran arasında varılan çerçeve barış anlaşması, ham petrolü Cuma günü üç ayın en düşük seviyesine taşıdı. Brent petrol varil başına 80 dolar, WTI ise 77,54 dolar seviyesine gerilerken, yatırımcılar İran arzının küresel piyasalara olası dönüşünü ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji ticaretini yeniden şekillendiren çatışmanın yatışmasını fiyatlamaya başladı.
"Anlaşma, Şubat sonundan bu yana petrol fiyatlarına gömülü olan önemli bir jeopolitik risk primini ortadan kaldırıyor," dedi Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde kıdemli danışman olan Mark Cancian. "Şimdi asıl soru, İran varillerinin piyasaya ne kadar hızlı geri dönebileceği ve Lübnan'daki ateşkesin kalıcı olup olmayacağı."
Brent petrol, savaş dönemindeki varil başına 100 doların üzerindeki zirvelerden Cuma günü 80 dolar civarına gerilerken, WTI 77,54 dolardan kapandı. Bu düşüş çoktan pompa fiyatlarına yansıdı: AAA verilerine göre, bir galon normal benzinin ortalaması Pazar günü 3,94 dolar olarak ölçüldü ve bir ay öncesine göre neredeyse %14 daha düşük. Bu, savaş başlamadan önceki seviyeden hâlâ neredeyse bir dolar daha pahalı olsa da, eğilim değişiyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin ön hesaplamalarına göre İran savaşı Pentagon'a yaklaşık 40 milyar dolara mal olurken, Brown Üniversitesi verilerine göre Amerikan haneleri savaşın olmadığı bir senaryoya kıyasla enerjiye fazladan 253 doların üzerinde harcama yaptı. Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun raporuna göre, yıllık enflasyon enerji fiyatlarının etkisiyle üç yıl sonra ilk kez %4'ün üzerine çıktı.
Geçen hafta İslamabad'da imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptı, Lübnan'daki savaş, Hürmüz Boğazı ve İran'ın nükleer programını kapsayan 60 günlük bir müzakere sürecini başlattı. İran heyetindeki ekonomi uzmanı Hüseyin Ghorbanzade'ye göre, kilit hüküm olan 13. Madde, İran'a petrol ve petrol türevleri üzerindeki ABD yaptırımlarından geçici bir muafiyet tanıyor ve taslak anlaşma çoktan sonuçlandırıldı. İran Maliye Bakanı Seyid Ali Medenizade, anlaşmanın ülkenin kısıtlama olmaksızın ham petrol satmasına olanak tanıyacağını ve bütçe açığını kapatmak için döviz kazançlarını artıracağını söyledi. Kpler verilerine göre, dünya savaş sırasında 1,15 milyar varil petrol arzını kaybetti ve daha önce günde 20 milyon varil işlem gören Hürmüz Boğazı yaklaşık dört ay boyunca fiilen abluka altında kaldı.
Hürmüz Boğazı hâlâ sıcak nokta
Petrol fiyatları düşerken bile Hürmüz Boğazı çevresindeki durum istikrarsız olmaya devam ediyor. İran Cumartesi günü, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarına yanıt olarak hayati önemdeki su yolunu yeniden kapatacağını söyledi. Ancak ABD Enerji Bakanı Chris Wright, son 24 saatte 67 geminin petrol taşıyarak geçiş yaptığını ve bunun çatışma öncesi trafiğe kabaca eşit olduğunu belirtti. Wright, Fox News'e yaptığı açıklamada, "Boğazlardan trafik oldukça iyi akıyor," dedi ve ABD'nin güneye doğru ayrı bir rota açtığını ve gemilere buradan refakat ettiğini ekledi. İran Ulusal Petrol Şirketi başkanı Hamid Bovard, Pazartesi gününden bu yana 25 milyon varilden fazla İran petrolünün sanal abluka hattını geçtiğini söyledi.
Başkan Donald Trump Pazar günü Fox News'e yaptığı açıklamada, bir anlaşmaya varılmaması halinde boğazı "devralmakla" tehdit etti, ABD'nin "geçiş ücreti toplayacağını" söyledi ve İsviçre'deki İran heyetini, su yolunun kapalı kalması halinde "lanet ülkenize geri dönemeyecekleri" konusunda uyardı. İran Başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, tehditleri reddederek X hesabından "silahlı kuvvetlerimiz onlara farklı bir şekilde yanıt vermeye hazır" paylaşımında bulundu. İranlı bir kaynak CNN'e yaptığı açıklamada, Trump'ın yorumlarının ardından İsviçre'deki müzakerelerin durma noktasına geldiğini ancak bitmediğini, arka kanal diyaloglarının devam ettiğini söyledi.
Anlaşmanın enflasyon ve tüketiciler için anlamı
Petrol fiyatlarındaki düşüş, ABD-İran anlaşmasının Amerikan hanelerini etkilediği en doğrudan kanaldır. Enerji maliyetleri, yıllık enflasyonu üç yıl sonra ilk kez %4'ün üzerine çıkaran ana faktördü ve Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre fiyatlar, ortalama bir Amerikan maaşının son bir yıldaki büyüme hızından daha hızlı yükseliyordu - bu en son 2023'te yaşanmıştı. Diplomatik çabalar başarılı olur ve Hürmüz Boğazı'ndaki nakliye savaş öncesi seviyelere dönerse, piyasalara bir petrol "seli" girebileceğini ve bunun maliyetleri düşürmeye devam edebileceğini söyleyen Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi araştırmacısı Karen Young. Ancak Young, küresel ekonomilerin çoktan Orta Doğu'nun ötesinde enerji seçeneklerini tartmaya başladığı ve İran savaşından kaynaklanan oynaklığın enerji piyasasını geri döndürülemez şekilde değiştirdiği, Körfez ülkelerinin boğazı tamamen bypass etmek için boru hatlarına yatırım yaptığı konusunda uyardı.
Önümüzdeki 60 gün, çerçevenin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek. Teknik müzakereler Pazar günü İsviçre'de yeniden başlarken, Başkan Yardımcısı JD Vance ABD'nin İran'la ilişkilerini "kökten dönüştürmeye" istekli olduğunu söyledi. Tüketiciler için riskler açık: AAA'ya göre, ham petrol fiyatlarındaki her bir dolarlık düşüş pompadaki fiyata yaklaşık 2,4 sent olarak yansıyor; bu da varil fiyatının 75 doların altında kalıcı olması durumunda benzinin galon başına 3,50 dolara kadar gerileyebileceği anlamına geliyor - bu seviye savaş başlamadan bu yana görülmemişti.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.