İran'daki çözümsüz savaş, Pekin'deki kritik zirve öncesinde Başkan Trump'ın müzakere pozisyonunu zayıflatarak Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e teknoloji ve Tayvan konularında taviz koparmak için eşsiz bir fırsat sundu.
Geri
İran'daki çözümsüz savaş, Pekin'deki kritik zirve öncesinde Başkan Trump'ın müzakere pozisyonunu zayıflatarak Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e teknoloji ve Tayvan konularında taviz koparmak için eşsiz bir fırsat sundu.

(P1) Başkan Donald Trump’ın, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri istikrara kavuşturmayı amaçlayan sekiz yıl aradan sonra Çin’e gerçekleştirdiği ilk ziyaret, şu anda İran’daki savaşı sona erdirme yönündeki acil ihtiyacıyla şekilleniyor. 14-15 Mayıs tarihlerindeki iki günlük zirvenin ticaret odaklı olması planlanmıştı, ancak ABD hızla artan petrol fiyatlarını yönetmek için yardım ararken Çin şu anda üstünlüğü ele geçirmiş görünüyor.
(P2) Brookings Enstitüsü kıdemli dış politika uzmanı Patricia Kim, "Pekin'in kullanabileceği pek çok koz var. Trump bir zafer arıyor, değil mi? Yani, İran savaşı devam ederken son haftalarda pek bir zafer elde edemedi," dedi.
(P3) Çatışma, Washington’un odağını ve kaynaklarını Orta Doğu’ya kaydırdı; bu durum Çin’in bölgedeki nüfuzunu genişletmek için kullandığı bir gelişme oldu. ABD petrol piyasalarını sakinleştirmek için Çin’e baskı yaparken Pekin, İran petrolüne yönelik Amerikan yaptırımlarına uymayacağının sinyalini veriyor. Bu durum, aralarında Apple, Boeing ve Nvidia CEO'larının da bulunduğu bildirilen bir ABD iş heyeti için karmaşık bir zemin oluşturuyor.
(P4) ABD için risk, zorlu ara seçimler öncesinde kısa vadeli enerji rahatlaması karşılığında Çin ile olan teknoloji savaşında zemin kaybetmektir. Çin için zirve, teknoloji kısıtlamalarının kaldırılması ve Xi'nin ana vatanla yeniden birleştirme sözü verdiği Tayvan konusundaki ABD politikasında bir değişiklik de dahil olmak üzere temel stratejik hedefleri zorlamak için bir şanstır.
Çatışma nedeniyle zaten bir kez ertelenen zirve, Trump'ı stratejik bir rakipten ricacı konumuna düşürüyor. ABD Başkanı, güç yansıtmak amacıyla zirve öncesi İran'da bir barış anlaşması sağlamaya odaklanırken, Çinli yetkililer koşulların kendi müzakere güçlerini artırdığı konusunda temkinli bir iyimserlik içindeler.
Çinli kaynaklara göre Pekin, devasa iç pazarını ve kritik tedarik zincirlerindeki hakimiyetini bir koz olarak kullanmaya hazır. 1,4 milyar varillik stratejik rezervinden petrol salınımını da içerebilecek yardım karşılığında Çin'in net bir talep listesi var: üst düzey teknoloji ihracatındaki kısıtlamaların azaltılması ve Tayvan'ın bağımsızlığına karşı çıkan bir ABD açıklaması.
En önemli pazarlık kozlarından biri, ABD'nin gelişmiş yapay zeka teknolojisi üzerindeki kısıtlamasıdır. Başkan Xi, benzin fiyatlarını düşürmeye yardımcı olma karşılığında ABD'nin belirli AI çiplerine yönelik yasağını kaldırmasını talep edebilir; bu takas bazı uzmanlar tarafından Washington için uzun vadeli stratejik bir kayıp olarak görülüyor. Center for American Progress'te Çin uzmanı olan Michael Clark, The Post'a yaptığı açıklamada, "Çin'e kendi teknolojilerini ve dolayısıyla askeri yeteneklerini ABD teknolojisini kullanarak yükseltmek için tam olarak ihtiyaç duydukları şeyi vermiş oluruz," dedi.
Çin pazarının yıllık 50 milyar dolar değerinde olabileceğini tahmin eden Nvidia CEO'su Jensen Huang da dahil olmak üzere ABD'li teknoloji liderleri, devasa bir değerlendirilmemiş fırsat görüyorlar. Planlanan ABD heyetine Nvidia, Apple ve Qualcomm'dan teknoloji yöneticilerinin dahil edilmesi, ulusal güvenlik endişeleri ile ticari çıkarlar arasındaki gerilimi vurguluyor.
Teknolojinin ötesinde, zirve ABD'nin Tayvan konusundaki kararlılığı için kritik bir test olacak. Xi'nin Trump'a, kendi kendini yöneten adaya yönelik ABD silah satışları konusunda taviz vermesi için baskı yapması ve yasal statüsünün yeniden tanımlanmasını istemesi bekleniyor. Analistler, bu hassas konu hakkında hazırlıksız açıklamalarıyla tanınan ABD başkanından gelecek herhangi bir bocalama belirtisini yakından izleyecekler.
Algılanan avantaja rağmen Pekin, daha istikrarlı bir uzun vadeli ilişki hedefleyerek temkinli ilerliyor. 2017'deki son başkanlık ziyareti, görkemli bir "devlet ziyareti artı" idi ve bunu ticaret, teknoloji ve küresel bir pandemi üzerinden yıllarca süren artan rekabet izledi. Çinli yetkililer, bir sonraki ABD seçimini kim kazanırsa kazansın, şu anda yapılacak başarılı bir zirvenin yeni bir rota çizebileceğine inanıyor. Eski bir diplomat olan Cui Hongjian, CNN'e "Çin'in dış politikasının temel bir dayanağı var: Çin-ABD ilişkileri en yüksek önceliktir," dedi.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.