(Bloomberg) -- İran devlet medyasının 7 Nisan tarihli haberlerine göre, ABD'nin İran'ın ana petrol ihracat merkezi olan Kharg Adası'na düzenlediği saldırı kritik altyapıya zarar vermedi; bu durum, ABD tarafından dayatılan müzakere mühleti yaklaşırken enerji piyasaları için yeni bir belirsizlik yarattı.
Bağımsız olarak doğrulanamayan haberde; deniz taşımacılığı, petrol ve gaz tesisleri ile diğer kilit sistemlerin normal şekilde çalıştığı iddia edildi. Olay, Başkan Donald Trump tarafından İran'ın ateşkesi kabul etmesi veya enerji altyapısına yönelik daha fazla saldırıyla karşı karşıya kalması için belirlenen EST saatiyle 20:00 mühletinden sadece saatler önce gerçekleşti.
Haber, İran'ın küresel petrol tüketiminin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla bir ay süren tırmanan çatışmaların ardından geldi. Bu hamle Brent petrolü 70 dolar civarından 110 doların üzerine çıkardı. Trump'ın savaşın olası bir sonuna işaret etmesinin ardından fiyatlar 100 dolar civarına geriledi ancak dalgalı kalmaya devam etti.
Forbes için enerji ve güvenlik konularını takip eden Washington merkezli yazar Ariel Cohen, "Piyasa çelişkili raporlar ve işleyen bir saat arasında sıkışmış durumda. Eğer İran'ın raporu doğruysa, bu onların gerilimi düşürmeye istekli olduklarının bir işareti olabilir. Eğer yanlışsa, fiyatların önemli ölçüde yükselmesine neden olabilecek büyük bir tırmanışa saatler uzaktayız" dedi.
Senaryo 1: Savaş Tırmanıyor
Washington, enerji fiyatlarını kontrol altında tutmak için çabalıyor, hatta piyasaları istikrara kavuşturmak için Mart ayı sonlarında İran'a yönelik bazı yaptırımları hafifletti. Ancak Başkan Trump, baskıyı artırmak için Kharg Adası'nı ele geçirme tehdidinde de bulundu. Ada, Tahran için kritik bir düğüm noktası olup, ülkenin petrol ihracatının yaklaşık %90'ını gerçekleştiriyor ve gelirinin kabaca yarısını sağlıyor.
Kharg'daki önemli bir aksama İran'a büyük bir darbe indirecek ancak aynı zamanda küresel arz şokunu da şiddetlendirecektir. Kilit OPEC+ üyeleri kısa süre önce üretimi günde 206.000 varil artırma konusunda anlaşmış olsalar da, analistler bunun uzun süreli bir çatışmayı telafi etmek için yeterli olmayacağını belirtiyor. Bu senaryoda Brezilya, Guyana ve Kazakistan gibi Orta Doğu dışındaki petrol üreticileri, küresel enerji ticaretindeki kalıcı bir kaymadan fayda sağlayacaktır.
Senaryo 2: Koşullu Ateşkes
Aksine, saldırı müzakerelerde bir atılım öncesinde sergilenen bir duruş olabilir. Pakistan ve Çin de dahil olmak üzere birçok ülke diplomatik bir çözüm için baskı yapıyor. Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye tarafından desteklenen deniz trafiğini eski haline getirmeye yönelik beş maddelik bir girişim masada bulunuyor.
Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için bir anlaşmaya varılırsa, günlük 20 milyon varil ham petrol piyasaya geri dönecek ve muhtemelen fiyatların savaş öncesi seviyelere çekilmesine neden olacaktır. Ancak analistler, bölgenin kırılganlığını yansıtacak şekilde, öngörülebilir gelecekte petrol fiyatlarına bir siyasi risk priminin dahil edilmeye devam edeceğine inanıyor. ABD, İran'ın askeri ve nükleer yeteneklerini zayıflatmış olarak bir zafer ilan edebilir, İran rejimi ise ayakta kalır.
Durum oldukça değişkenliğini koruyor. Bu çatışmanın önümüzdeki günlerde nasıl sona ereceği, hem fiyatları düşüren hızlı bir gerilim düşüşü hem de fiyatları keskin bir şekilde yükselten önemli bir askeri olay potansiyeli ile küresel enerji piyasaları için kritik olacaktır.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.