Orta Doğu'da gerilimin düşeceği umudu, küresel piyasalara bir rahatlama dalgası yayarak haftalardır süren riskten kaçış havasını tersine çevirdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 31 Mart'ta ABD ve İsrail ile savaşı sona erdirmeye yönelik şartlı bir isteklilik sinyali verdi; bu durum Brent petrol vadeli işlemlerinin %2,9'dan fazla düşerek varil başına 104 doların altına gerilemesine neden oldu.
Ofisinden yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile yaptığı telefon görüşmesinde, "Temel koşulların karşılanması, özellikle de saldırganlığın tekrarlanmasını önlemek için gereken garantilerin verilmesi kaydıyla, bu çatışmayı sona erdirmek için gerekli iradeye sahibiz" dedi.
Risk alma tepkisi anlık oldu; S&P 500 yaklaşık %2,4 değer kazanırken Nasdaq Bileşik endeksi %3,2 yükseldi. Ralli dijital varlıklara da sıçradı ve Coinpaper'ın raporuna göre Bitcoin'in fiyatı 68.400 dolara tırmandı.
Bu açıklama, ekonomilere milyarlarca dolara mal olan haftalarca süren çatışmanın ardından Tahran'dan gelen ilk diplomatik açılımı temsil ediyor; ancak büyük engeller hala yerinde duruyor. ABD'nin masada, İran'ın nükleer tesislerinin sökülmesini içeren 15 maddelik bir planı var; Tahran bu talebi egemenliğine bir tehdit olarak görüyor.
Diplomatik Kanallar Temkinli Bir Şekilde Yeniden Açılıyor
Kamuoyuna yapılan bu açılıma rağmen, İranlı yetkililer karışık mesajlar verdi. Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada yaşananların "müzakere değil, mesaj alışverişi" olduğunu söyledi. Bu açıklama, Tahran'ın ABD teklifini incelediğini teyit etmesine rağmen görüşmelerin varlığını bir hafta boyunca reddetmesinin ardından geldi.
Bir anlaşmaya aracılık etmek isteyen Çin ve Pakistan diplomatik çabalarını artırdı. Pekin'deki görüşmenin ardından iki ülke, "düşmanlıkların derhal durdurulması" ve "barış görüşmelerinin mümkün olan en kısa sürede başlatılması" çağrısında bulunan ortak bir beş maddelik plan yayınladı. Plan ayrıca, İran'ın güvenli geçiş için yüksek ücretler talep ettiği kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı üzerinden nakliye hatlarının güvenliğinin sağlanmasını da kapsıyor.
Washington'un İkili Stratejisi
ABD de askeri baskı ve diyalog istekliliğinden oluşan ikili bir strateji yansıtıyor. Başkan Donald Trump, New York Post'a savaşın "çok daha uzun sürmeyeceğini" söyleyerek İran'ın "esas itibarıyla yerle bir edildiğini" ekledi. Yine de, deniz piyadesi amfibi birlikleri de dahil olmak üzere binlerce ABD askeri bölgeye konuşlanmaya devam ediyor.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, önümüzdeki günlerin "belirleyici olacağını" belirterek bir barış anlaşmasını tercih edeceğini vurguladı. Hegseth bir brifing sırasında, "Gerektiğinden daha fazla askeri müdahalede bulunmak istemiyoruz. Ancak bu arada bombalarla müzakere edeceğiz derken bunu hafife alarak söylememiştim" dedi.
Analistler, askeri gövde gösterisi ve arka kanal iletişiminden oluşan bu çift kulvarlı yaklaşımın kasıtlı bir strateji olduğunu öne sürüyor. Emekli ABD Ordusu Generali Joseph L. Votel, RFE/RL'ye yaptığı açıklamada, asker sevkiyatının askeri komutanlara geniş bir seçenek yelpazesi sunmak için "İranlılara bir mesaj verme" biçimi olduğunu söyledi. Siyasi analist Anton Penkovsky, İran'ın görüşmeleri kamuoyu önünde reddetmesinin muhtemelen "kendi iç kamuoyuna zayıf görünmemek için iç siyasi nedenlerden" kaynaklandığını belirtti.
Kalıcı bir barışın önündeki temel engel, İran'ın nükleer programına getirilecek kısıtlamaların kapsamı olmaya devam ediyor. Penkovsky'ye göre, ABD için nükleer altyapının sökülmesi temel bir talepken, İran için bu bir "egemenlik ve stratejik caydırıcılık" meselesi. Bir çözüme giden yol, bu temel ayrılığın köprülenmesine bağlı.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.