Finansal veri firması Mergermarket'ın yeni bir raporu, kendi yerel borsalarında listelenen Avrupalı şirketlerin, ABD'de listelenen rakiplerine göre önemli ölçüde daha iyi borsa getirileri sağladığını gösteriyor. Bu durum, halka arzları (IPO) batıya yönlendiren temel bir varsayımı sorgulatıyor.
"Son birkaç yılda, ABD'de listelenmenin otomatik olarak bir değerleme primi getireceğine dair yerleşik bir varsayım vardı. Veriler, bunun birçok şirket için bir efsane olduğunu ortaya koyuyor," diyor hukuk firması Travers Smith'in ABD menkul kıymetler uzmanı ve kurumsal M&A ortağı Brent Sanders.
Veriler oldukça çarpıcı. 2021 yılında halka açılan bir grup şirket için, ABD'de listelenen 29 Avrupalı firmanın hisseleri ilk çıkışlarından bu yana ortalama yüzde 52 oranında değer kaybetti. Rapora göre, buna karşılık aynı dönemde Avrupa'da listelenen 493 şirket sadece ortalama yüzde 22,5'lik bir kayıp yaşadı.
Bu 29,5 puanlık performans farkı, Avrupalı şirketlerin ABD piyasalarında daha zorlu bir yolla karşılaşabileceğini ve zor dönemlerde güçlü yerel yatırımcı desteği olmadan "yetim hisse senetleri" (orphan stocks) haline gelebileceğini gösteriyor. Bulgular, Avrupa kurullarının ABD'nin derin likiditesinin cazibesi ile evdeki daha güçlü borsa performansı kanıtlarını tartarak stratejik bir yeniden değerlendirme yapmalarına neden olabilir.
Transatlantik Değerleme Sorusu
Raporun bulguları, daha yüksek değerlemeler ve daha geniş yatırımcı havuzları arayışıyla ABD'de listelenmeyi tercih eden yarı iletken tasarımcısı Arm Holdings ve kumar grubu Flutter gibi bir dizi yüksek profilli Avrupalı şirketin stratejisine aykırı düşüyor. Analistler, bir şirketin müşteri tabanına yakınlığını ve daha likit sermaye piyasalarını, Avrupalı firmaların Atlantik'in diğer tarafına bakmasının temel itici güçleri olarak uzun süredir dile getiriyorlar.
Ancak, daha büyük ve daha rekabetçi bir piyasada gözden kaçma riski önemli. Mergermarket'ın küresel öz sermaye piyasaları başkanı Samuel Kerr, "Kendi eviniz dışındaki bir piyasada listelendiğinizde, yetim hisse senedi olma şansı çok daha yüksektir," dedi. Kerr, bir şirketin hisse fiyatı düştüğünde ve ek sermaye artırması gerektiğinde güçlü yerel desteğin kritik olduğunu belirtti.
Performans verilerine rağmen, ABD muhtemelen belirli Avrupalı şirketler için kilit bir destinasyon olmaya devam edecektir. Sanders'a göre, özellikle teknoloji ve sağlık firmaları için uzman yatırımcıların ve inovasyon ekosistemlerinin ABD piyasalarındaki yoğunlaşması, risklerden daha ağır basan avantajlar sağlayabilir. Bu arada, Avrupa ve İngiltere makamları kendi sermaye piyasalarını daha cazip hale getirmek için aktif olarak reformlar yürütüyor, ancak bu girişimlerin başarısı henüz kesin değil.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.