Stratejistler arasındaki yeni bir tartışma, ABD dolarının köklü hakimiyetini yükselen yuan ile karşı karşıya getirerek küresel para birimi gücünün geleceğini sorguluyor.
Geri
Stratejistler arasındaki yeni bir tartışma, ABD dolarının köklü hakimiyetini yükselen yuan ile karşı karşıya getirerek küresel para birimi gücünün geleceğini sorguluyor.

(P1) Deutsche Bank'ın "petroyuan"ın yükselişini öngören yeni raporu, ABD dolarının uzun süredir devam eden hakimiyetinin yapısal bir düşüşte olabileceğini öne sürerek de-dolarizasyon tartışmasını yeniden alevlendirdi. İran savaşı zemininde hazırlanan not, yeşil bakıra (dolar) geçerli bir alternatifin bulunmadığını savunan Franklin Templeton'dan sert bir yalanlama alarak stratejistler arasında keskin bir bölünme yarattı.
(P2) Deutsche Bank stratejisti notta, "Petroyuanın yükselişi, doların hegemonyasına doğrudan bir meydan okumadır; jeopolitik gerilimlerin hızlandırdığı bir değişimdir. Bunu, çok kutuplu bir para birimi dünyasına yönelik daha geniş, yapısal bir eğilimin parçası olarak görüyoruz" dedi.
(P3) Tartışma, küresel sermaye akışlarında ve emtia fiyatlandırmasında önemli bir kayma potansiyeli üzerinde odaklanıyor. Dolardan uzaklaşma, USD Endeksinde uzun vadeli oynaklığa neden olabilir ve ABD varlıklarının cazibesini zayıflatabilir. Şu anda ABD doları, küresel döviz rezervlerinin %60'ından fazlasını oluşturuyor ve tüm uluslararası ticaretin yaklaşık %80'inde kullanılıyor.
(P4) Tehlikede olan şey, doların dünyanın birincil rezerv para birimi olma rolü üzerine inşa edilen savaş sonrası finansal sistemin temelidir. Yapısal bir kayma, küresel ekonomik istikrar üzerinde derin etkilere sahip olabilir; potansiyel olarak Çin ile uyumlu ekonomileri güçlendirirken, ABD'nin açıklarını finanse etme yeteneğini zorlayabilir.
Deutsche Bank stratejistleri gibi de-dolarizasyon savunucuları, faktörlerin birleşimine dikkat çekiyor. ABD'nin finansal yaptırımları giderek daha fazla kullanması, Rusya ve Çin gibi ülkeleri alternatif aramaya teşvik etti. "Petroyuan" tezi, petrol üreten ülkelerin, özellikle de ABD ile ilişkileri gergin olanların, petrol ihracatlarını giderek daha fazla yuan üzerinden fiyatlandıracakları yönündedir.
Bu eğilim, Çin'in artan ekonomik etkisi ve dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı konumuyla destekleniyor. Başarılı bir petroyuan, yalnızca önemli sermaye akışlarını dolardan uzaklaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda yuanın küresel bir para birimi olarak statüsünü de artıracaktır. Bu durum Çin için erdemli bir döngüye yol açarak daha fazla yatırım çekebilir ve kendi dolar cinsinden varlıklara maruz kalmasını azaltabilir.
Aksine, Franklin Templeton stratejistleri, güvenilir bir alternatifin olmaması nedeniyle doların hakimiyetinin güvende olduğunu savunuyor. ABD doları; derin, likit finansal piyasalardan, hukukun üstünlüğünden ve uzun bir istikrar geçmişinden yararlanmaktadır. Yuan dahil başka hiçbir para birimi şu anda bu özelliklerin birleşimini sunmamaktadır.
Yuanın gerçek bir rezerv para birimi olma yolu zorluklarla doludur. Çin'in sermaye kontrolleri, şeffaflık eksikliği ve hükümetin ekonomisi üzerindeki önemli etkisi birçok kurumsal yatırımcıyı temkinli kılıyor. Yuanın dolara ciddi şekilde meydan okuması için Çin'in önemli finansal ve siyasi reformlar yapması gerekecektir ki bu da uzak bir ihtimal gibi görünmektedir.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.