ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan Boeing'in Çin'e 200 uçak satmasına yönelik dönüm noktası niteliğindeki anlaşma, sipariş büyüklüğünün beklentilerin altında kalmasıyla yatırımcılar tarafından hayal kırıklığıyla karşılandı ve şirketin hisseleri öğleden sonraki işlemlerde yüzde 4'ten fazla düştü. Satış, Çin pazarına önemli bir yeniden girişi temsil ediyor ancak siparişin boyutu daha iyimser beklentilerin gerisinde kaldı.
Başkan Trump, Pekin'deki görüşmelerinin ardından Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e atıfta bulunarak Fox News'a verdiği demeçte, "Bugün kabul ettiği bir şey var; 200 jet siparişi verecek... 200 büyük uçak" dedi.
Piyasanın olumsuz tepkisi, Amerikalı uçak üreticisinin karşı karşıya olduğu karmaşık zorlukları vurguluyor. 200 jetlik sipariş önemli olsa da, Trump'ın 2017 ziyareti sırasında imzalanan ve değeri 37 milyar doların üzerinde olan 300 uçaklık anlaşmadan önemli ölçüde daha küçüktür. Ayrıca, bazı raporların tartışııldığını öne sürdüğü 500'den fazla uçaklık anlaşmanın sadece bir kısmıdır. Boeing hisseleri, 737 MAX uçuş yasaklarından önceki zirvesinden şu anda yüzde 47'den fazla düşük seviyededir.
Anlaşmanın duyurulması, Boeing'in, Avrupalı rakibi Airbus'ın 2018'den bu yana pazar payını önemli ölçüde artırdığı dünyanın en büyük ikinci havacılık pazarında yeniden yer edinmesi için çok önemli bir adımdır. Ancak yatırımcılar için sipariş büyüklüğü, şirketin hukuk mücadeleleri ve üretim kapasiteleriyle ilgili mevcut endişeleri dengelemek için yeterli değil ve bu da toparlanmaya giden daha uzun bir yola işaret ediyor.
Umulandan Daha Küçük Bir Anlaşma
Yatırımcı tepkisinin arka planında, olabileceklerin ölçeği yatmaktadır. Boeing'in bildirildiğine göre 500 kadar 737 MAX jetinin yanı sıra 100 geniş gövdeli uçak için bir anlaşma peşinde olduğu söyleniyordu. Spesifik modeller hakkında ayrıntıların henüz açıklanmadığı 200 uçaklık nihai anlaşma, ticari anlaşmazlıklar ve 737 MAX krizi nedeniyle neredeyse on yıldır atıl durumda olan kilit bir satış kanalını yeniden kurmanın heyecanını törpülüyor. Çin havacılık otoritesi, 2045 yılına kadar yaklaşık 9.000 yeni uçağa ihtiyaç duyulacağını öngörüyor; bu da pazarın stratejik önemini ve fırsatın büyüklüğünü vurguluyor.
Pekin'in Ötesindeki Karşı Rüzgarlar
Durgun hisse senedi performansı aynı zamanda ülke içindeki sorunları da yansıtıyor. Boeing şu anda, şirketin 737 MAX ile ilgili güvenlik sorunlarını gizlediğini iddia eden Polish Airlines'ın davasıyla karşı karşıya. Boeing aleyhine verilecek bir karar, diğer taşıyıcılardan gelecek daha fazla dava kapısını aralayabilir. Bu yasal belirsizlik, operasyonel aksaklıklarla birleşiyor. Şirketin Nisan ayındaki 47 uçaklık teslimatı analist beklentilerinin altında kaldı ve üretim artışı hakkında soru işaretleri yarattı. İlk çeyrek geliri yıllık %14 artışla 22,21 milyar dolar olurken ve hisse başına 0,20 dolarlık zarar konsensüs tahminlerini aşsa da, şirketin serbest nakit akışı 1,4 milyar dolar negatif olmaya devam ediyor.
Analist Görüşü İyimserliğini Koruyor
Karşı rüzgarlara ve piyasanın Çin anlaşmasına verdiği sönük tepkiye rağmen, Wall Street analistleri büyük ölçüde olumlu bir görünüm sergilemeye devam ediyor. Boeing'i takip eden 27 analistten 21'i hisseyi "al" olarak değerlendiriyor; 269,52 dolarlık konsensüs fiyat hedefi, mevcut seviyesinden yaklaşık %17 artış potansiyeli taşıyor. Bu iyimserlik, ikiden az ileriye dönük fiyat-satış (P/S) oranına ve uçaklara olan uzun vadeli talebe dayanıyor. Yatırımcılar, Polish Airlines davasını ve aylık teslimat rakamlarını yakından takip etmeye devam edecek; çünkü bu faktörler, son Çin anlaşmasından ziyade hisse senedinin rotasını belirlemede muhtemelen daha etkili olacaktır.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.