Altcoin'ler 209 Milyar Dolarlık Net Satış Baskısı Kaydetti
Ocak 2025'ten bu yana, Ether dışındaki altcoin piyasası, 209 milyar dolarlık net satış hacmi kaydetti. Merkezi borsalardaki net spot talebini ölçen bu kümülatif alım-satım farkı, 13 aylık uzun bir sermaye çıkış dönemini vurgulamaktadır. Bu büyüklükteki negatif bir değer, tutarlı spot alıcıların ciddi eksikliğini gösterir ve daha küçük kripto varlıklar için spekülatif talebin derin bir daralmasını yansıtır. Bu metrik, fiyat değerlemesi yerine net akış dengesizliğini takip eder; bu da sermayenin altcoin ekosisteminden önemli karşı akışlar olmadan satış baskısını absorbe etmeden istikrarlı bir şekilde çıktığını gösterir.
Binance'te Bitcoin Hacim Payı %36.8'e Ulaştı
Altcoin'lerden uzaklaşma, Binance'in işlem hacmi verilerinde açıkça görülmektedir. Bitcoin'in Şubat başında 60.000 dolarlık destek seviyesini test etmesiyle, borsadaki toplam işlem hacmindeki payı 7 Şubat'ta %36.8'e yükseldi. Eş zamanlı olarak, altcoin hacim payı Şubat ortasına kadar %33.6'ya düştü; bu, Kasım 2025'teki %59.2'lik zirvesinden keskin bir düşüşü temsil ediyor. Analistlere göre, Bitcoin'e yönelik bu tür sermaye rotasyonu, Nisan 2025 ve Ekim 2022 dahil olmak üzere düzeltme piyasası aşamalarında gözlemlenen tekrarlayan bir kalıptır, zira yatırımcılar piyasanın birincil varlığına konsolide olmaktadır.
Tether Hakimiyeti %8'e Ulaştı, Geçmişteki Düşüşleri Yansıtıyor
Riskten kaçınma eğilimini daha da güçlendiren bir diğer faktör ise Tether'in (USDT) piyasa değeri hakimiyetinin %8'e ulaşmasıdır. Bu seviye, Bitcoin'in ayı piyasası düşük seviyelerine yakın konsolide olduğu Haziran 2022 ile Ekim 2023 arasındaki zirvelere benzer. Artan stablecoin hakimiyeti, sermayenin daha riskli token'lara konuşlandırılmak yerine dolara endeksli varlıklara kaydığını gösterir. Tarihsel olarak, USDT hakimiyetindeki düşüş, yenilenen boğa momentumunun erken bir sinyali olmuştur. Mart 2024 ve Ekim 2025'teki yaklaşık %3.8-4'lük düşük seviyeler, Bitcoin'in yeni tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşmasıyla çakışmıştır; bu da mevcut yüksek hakimiyet seviyesinin piyasa temkinliliğinin ana göstergesi olduğunu düşündürmektedir.