- Piyasalar İran savaşını yanlış okuyor ve bu da oynaklığa neden oluyor.
- Hürmüz Boğazı'nın kapatılması küresel bir durgunluğu tetikleyebilir.
- BCA, mevcut ortamın Trump döneminden farklı olduğunu belirtiyor.
Geri

(P1) BCA Research'ten gelen yeni bir rapora göre, yatırımcıların İran savaşını yanlış yorumlaması, Hürmüz Boğazı üzerindeki belirsizlik nedeniyle S&P 500'ün çılgınca dalgalanmasıyla birlikte piyasalarda önemli bir oynaklığa neden oluyor.
(P2) BCA analistleri 20 Nisan tarihli raporda, "Mevcut piyasa ortamı Başkan Trump'ın 'kurtuluş günü'nden farklı çünkü kendisi artık olayların tam kontrolünde değil," dedi.
(P3) Uyarı, ham petrol fiyatlarının gün içinde %4'lük bir dalgalanma göstermesi ve CBOE Volatilite Endeksi'nin (VIX) %15 artarak 21,5'e yükselmesiyle geldi. Bu durum, Hürmüz Boğazı'ndaki bir kesintinin küresel bir enerji krizine ve ardından gelen bir durgunluğa yol açtığı 1979 petrol krizini anımsatıyor.
(P4) Küresel petrol tüketiminin %21'inin geçtiği Boğaz'ın tamamen kapatılması, ciddi bir küresel durgunluğu tetikleyebilir. BCA, böyle bir olayın petrol fiyatlarında %150'lik sürekli bir artışa neden olabileceğini, bunun da küresel GSYİH'de keskin bir daralmaya ve altın ile ABD Hazine tahvilleri gibi güvenli liman varlıklarına kaçışa yol açabileceğini tahmin ediyor.
(Body) BCA raporu, birçok yatırımcının çatışmanın hızlı bir şekilde çözüleceğini varsaydığı piyasadaki tehlikeli bir rehavete dikkat çekiyor. Ancak bu iyimserlik, mevcut jeopolitik ortamın yanlış anlaşılmasına dayanıyor. ABD'nin durum üzerinde daha doğrudan kontrole sahip olduğu Trump başkanlığının aksine, mevcut çok kutuplu ortam, olayların hızla ve öngörülemez bir şekilde tırmanabileceği anlamına geliyor.
Birincil risk, küresel petrol sevkiyatları için kritik bir darboğaz olan Hürmüz Boğazı etrafında dönüyor. Herhangi bir kesinti, geçici olsa bile, küresel ekonomi üzerinde zincirleme bir etki yaratabilir. Örneğin, petrol arzında %20'lik bir azalma sadece ham petrol fiyatlarını uçurmakla kalmayacak, aynı zamanda enflasyonu körükleyerek merkez bankalarını şahin bir duruş sergilemeye zorlayacak ve hisse senedi piyasaları üzerindeki baskıyı artıracaktır.
Rapor, yatırımcıların emtialara, özellikle de altına maruziyetlerini artırarak ve döngüsel hisse senetlerine ayırdıkları payı azaltarak bu riske karşı korunmalarını tavsiye ediyor. Enerji sektörü, yüksek petrol fiyatlarından yararlanıyor gibi görünse de, talep yıkımı nedeniyle tam teşekküllü bir krizde zarar görebilir.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.