Mevcut yapay zeka patlamasının finansal mantığı mercek altında. Üst düzey bir analist, bulut devlerinin devasa sermaye harcamalarının hissedar değerini yok etme yolunda olduğunu ve bu durumun, riski bireysel ve kurumsal yatırımcılara aktarmak üzere tasarlanmış bir halka arz (IPO) dalgasına zemin hazırladığını savunuyor.
Panmure Liberum Genel Müdürü Joachim Klement yakın tarihli bir analizinde, "Bu halka arzlar, esasen yatırım riskinin mevcut sahiplerden, heyecan gerçekten yatışmadan önce bu hikayeye inanmaya hazır olan bireysel yatırımcılara, emeklilik fonlarına ve diğerlerine büyük ölçekli bir transferidir" diye yazdı.
ABD kurumsal BT ekipmanı ve yazılım harcamaları 2025 yılında yaklaşık 1,5 trilyon dolara ulaştı ve teknoloji yatırımları geçtiğimiz yıl ülkenin GSYİH büyümesinin %93'ünü oluşturdu. Klement'in analizi, Microsoft ve Google gibi hiper ölçekleyicilerin sermaye harcamalarının yıllık %20 oranında artacağını ve %15'lik beklenen gelir artışını geride bırakacağını, bunun da yeni yapay zeka veri merkezi yatırımlarından negatif getiri elde edileceği anlamına geldiğini öngörüyor.
Temel sorun, bu yatırımların %10 getiri sağlaması için bulut sağlayıcılarının yıllık 2 trilyon ila 5 trilyon dolar ek gelir yaratması gerektiğidir; bu rakam, şu anki toplam 1,5 trilyon dolarlık gelirleriyle karşılaştırıldığında dudak uçuklatıcıdır. Bu durum, teknoloji hisselerinin ilk yılda değerlerinin yarısından fazlasını kaybettiği dot-com çöküşüne benzer şekilde 2027 veya 2028'de potansiyel bir piyasa çöküşüne zemin hazırlıyor.
Dot-Com Döneminden Daha Büyük Bir Balon mu?
Rapor, günümüzdeki yapay zeka coşkusunun 1990'ların sonundaki teknoloji, medya ve telekom (TMT) balonunu gölgede bıraktığını belirtiyor. TMT patlamasının zirvesinde, yıllık ABD kurumsal BT harcaması yaklaşık 466 milyar dolardı (enflasyona göre ayarlandığında 829 milyar dolar) ve bu rakam bugünkü yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık rakamın yarısından bile azdı.
Daha da önemlisi, ekonominin bu harcamalara olan bağımlılığı eşi benzeri görülmemiş bir düzeyde. Teknoloji yatırımları dot-com balonunun zirvesinde ABD GSYİH büyümesinin yaklaşık %60'ını sürüklerken, son dört çeyrekte bu oranın yaklaşık %93 olduğu tahmin ediliyor. Ekonomik itici güçlerin tek bir sektörde bu denli yoğunlaşması, önemli bir aşağı yönlü risk yaratıyor. Klement, teknoloji yatırımlarının %4 ila %6 gibi mütevazı bir oranda bile daralması durumunda ABD ekonomisinin hızla bir durgunlukla karşı karşıya kalabileceğini savunuyor.
Klement, "Bu rakamlar, hiper ölçekleyicilerin mevcut rotalarında devam etmeleri halinde, yapay zeka patlamasının tarihteki en büyük ölçekli hissedar değeri yıkımlarından birine dönüşeceğini gösteriyor" dedi.
Risk Aktarım Mekanizması Olarak Halka Arzlar
Bu çerçevede, yapay zeka şirketlerinin halka açık piyasalara akın etmesi, zirve yapan piyasa duyarlılığından yararlanmaya yönelik stratejik bir hamle olarak görülüyor. OpenAI ve Anthropic gibi temel model geliştiricilerinin bu yılın sonlarında halka arz için hazırlandıkları bildiriliyor. Halka arzları, yapay zeka ile ilgili tekliflere karşı halihazırda ateşli bir iştah gösteren bir piyasaya dahil olacak.
Çip üreticisi Cerebras Systems (CBRS), işlem görmeye başladığı ilk gün hisselerinin %68 oranında değer kazandığını gördü ve halka arzında 5,5 milyar doların üzerinde kaynak sağladı. Halka arz kuyruğunda, geçen ay gizli bir başvuruda bulunan ve 70 milyar ile 75 milyar dolar arasında kaynak sağlamayı hedefleyebilecek olan Elon Musk'ın SpaceX'i de yer alıyor.
Klement'in analizi, bu yaklaşan halka arzları, erken dönem risk sermayesi ve özel sermaye yatırımcılarının yüksek değerlemelerle pozisyonlarından çıkmaları için bir fırsat penceresi olarak nitelendiriyor. Sürdürülemez sermaye harcamalarından kaynaklanan negatif getiri riski, finansal mantığın kanıtlanmaması durumunda nihai olarak zarara uğrayacak olan bireysel yatırımcılar ve emeklilik fonları dahil olmak üzere halka açık piyasa katılımcılarına etkili bir şekilde devrediliyor.
Yatırımcılar için bu analiz sert bir uyarı niteliği taşıyor. Yapay zeka anlatısı piyasaları yeni zirvelere taşımaya devam etse de, altyapıyı inşa eden şirketlerin temel finansal modelleri zorlanma belirtileri gösteriyor. Rapor, 2026'da bir geri çekilmenin pek olası olmadığını, ancak "imkansız matematiğin" nihayetinde kendini hissettireceğini ve 2027 veya 2028'de bir hesaplaşma olasılığının yüksek olduğunu öne sürüyor.
Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi teşkil etmez.